Kısa roman türündeki kitabın konusu ilgi çekici. Stephen King bu sefer sayfalarca konuyu süründürmeden kitabın en başında yapmış şeklini. O açıdan kitap sizi ilk anda yakalamayı başarıyor. Şimdiii, Scott diye iri yarı bir bey günden güne ciddi kilolar kaybediyor ama vücudunda değişim olmuyor. Ayrıca gayri ihtiyari olarak dokunduğu ya da taşıdığı nesnelerin de ağırlığını kaybetmesini sağlıyor. Bu arada Trumpçı bir redneck kasabasında vejeteryan restoran işletmeye çalışıp da iflas etmek üzere olan bir evli lezbiyen çiftle tanışıyor. Olaylar bu çifte yoğunlaşıyor, vs. Neyse zaten konusu her yerde yazıyor.
Eleştiri:
Stephen King kendini kurgu roman yazarı vasfının hayli ötesine taşıyarak küreselci sermaye destekli olduğu çok bariz bir liberal sjw politika neferi haline getirmiş bu kitabında da. Hadi öncekilerde aralara serpiştiriyordu, bu kitap tamamen bu mevzu üzerine döşenmiş. Çok fazla kafa açmış bu sefer. Bol fonlamalı ısmarlama bir kitap olduğunu düşünüyorum açıkçası. İlginç bir konuyla süslenmiş sjw propagandası okudum, sanki yok netflix’te yok sosyal medyada 7/24 beynimize girmeye çalışılmıyormuş gibi. Kendisinin kendinden farklı görüşlere ve muhafazakar hayat tarzına sahip insan topluluğuna karşı saygısız ve aşağılayıcı üslubundan ben rahatsız oldum, ki kendim sağ/sol/lgbt/muhafazakar/vs vs olmasına bakmadan insanların hayat tarzı konusunda “kimseye doğrudan zararı yoksa burnunu sokma” felsefesinde bir insanımdır. Böyle aşırılıkları sevmiyorum. Propagandaya çok meraklı olsam oturur meclis tv izlerdim, ya da ne bileyim, hitler’den kavgam’ı okurdum falan...kurgu kitap okumazdım.
Hafif spoiler:
Sözel beyinli biri olarak, Şaban gibi “Allah Allaaa, nasıl olmuş öyle yav” diye okurken yazar bu ağırlık kaybı olayına yer çekimine bağlı olarak bir takım fizik kurallarıyla açıklama getirmeye başlıyor ve birden her şey yüzde yüz fantastik olmaktan çıkıp, takribi yüzde on-on beş kadar bilimsellik içerir hale geliyor. Scott’ın deneyimini okuyucu zihninde canlandırabilsin diye uzaydaki astronotları, su altındaki hareketleri, lunaparktaki hız trenlerini kullanıyor; bunları zekice buldum.
Ağır spoiler:
Sonunda Scott’a tam olarak ne oldu, bilen anlayan var mı? Varsa lütfen beni de aydınlatsın, çünkü sonundan hiç ikna olmadım. Şimdi kendini helyumla şişirilmiş balon gibi semaya bıraktı ama sonra ne oldu? Buradan mutlaka ölüm sonucunu mu çıkaracağız? Atmosferin oksijenin kesildiği tabakasına kadar mı çıkabilecek yoksa oksijene sahip belli bir katmanda yükselme durup süzülmeye mi başlayacak? Bu durumda soğuktan mı ölecek? Yani bence sonu daha ayrıntılı olmalıydı, gerekli bilimsel altyapıyı uzmanlardan çok rahat edinebilirdi kendisi. Esas konu ile ilgili hiçbir derinliğe inilmemiş ama konu kasaba halkını yaftalamak söz konusu olunca didik didik yazılmış bir propaganda kitabıydı kısaca özetlemek gerekirse. Edebiyatla bağdaştırmadım. Kitap bende tam olarak değilse de yarı yarıya hayal kırıklığı yarattı.