Yanpasaj yayınevi 'nin her kitabında olduğu gibi yine kendimi geliştirmek adına yeni düşünceler edindiğim bir kitap okudum diyebilirim. Kendimi Kaybettiğim Yerde Buldum düşündüren, bazı şeyleri sorgulatan ve içinize işleyecek alıntılarıyla okudukca keyif veren bir kitap olduğunu söyleyebilirim. Kitabın ortalarına doğru Emma'nın kendini bulma yolunda emin adımlarla yürümesi bana da bazı şeyleri sorgulama isteği verdi. Zaman zaman doğru bildiğimiz şeyleri yapmak için kendimizden çok fazla ödün veriyoruz zamanla bu da üzerimizde atamayacağımız yüklere dönüşüyor. Kendimi Kaybettiğim Yerde Buldum o kadar güzel işlenmiş ki içerdiği mesajlar, kendimizi bulmamız ve geliştirmemiz için bize yön veriyor. Çok fazla kişisel gelişim kitabı okumam fakat yanpasaj yayınevinin her kitabı kendime kattığım güzelliklerle dolu oluyor bu yüzden gelir gelmez okumak bilgilenmek istiyorum. Yeni Bir bakış açısı her zaman tercihim oluyor.
Kitabımıza gelecek olursam Emma altı yıldır bir yerel radyoda çalışıyordur fakat bu radyonun hem muhabirlik hem de fazladan birkaç işinde daha çalışıyordur. Gecesini gündüzüne katıp çalışmasının karşılığını ne yazık ki istediği gibi anlamıyordur. Bu altı yıl içerisinde kendinden fazlasıyla ödün veren Emma yaptığı son röportajda hayatına yön verecek olan Julien Vascos ile tanışır. Julien yeni kitabı için bir proje başlattığını Emma'nın da katılmasını teklif eder. Emma başlarda yaşamış olduğu yoğunluk yüzünden vakit ayıramayacağını düşünür fakat zamanla aldığı e-postalar ona umut olmaya başlar. Hafta hafta gerçekleştirilen aktiviteler ve haftanın alıntılarıyla Emma'nın hayatı gün gün değişmeye başlar.