Puan vermedi·119 syf.··Beğendi
···Okunma: 04 Haziran 2022 12:27 •Spoiler içerir.
Yazarla tanıştığım kitap olur kendileri.
Kitabımın sayfalarını kapattıktan sonra anladım ki yazarla tanışmak için en doğru kitabı seçmişim. Hem kısa hem de akıcıydı.
Kitabı birkaç saatte bitirip bir köşeye kaldırabilirsiniz fakat anlatılmak isteneni anlamaya çalışmak, hikâyeyi düşünmek ve kendini Hasan’ın yerine koymak mahvediyor insanı.
Kitabı okurken hemen her sayfasında aklıma Harper Lee’nin, Bülbülü Öldürmek kitabında geçen şu cümle geldi: “Bazı insanların hayatlarını, bazı insanların hiç düşünmeden cehenneme çevirmesine ağlamazsın.” O kadar iyi, o kadar açık anlatıyor ki Yaşar Kemal kitabında bu cümleyi... Hatta Yılanı Öldürseler, bu cümlenin hikâyeleşmiş hâli gibi...
Jose Saramago, Körlük isimli kitabında, “Kötü yürekliliğin ve kötülüğün sınırı olabileceğine güvenmiyorum.” diyor. Yaşar Kemal kitabında bir de bunu anlatıyor bize. Hem de dolu dolu anlatıyor... İnsanların ne kadar çirkin olabileceklerini gözler önüne seriyor her satırıyla...
İnsanlar asla susmamalarıyla; hayatlarını, Esme’nin öldürülmesini sağlamaya adamışlar gibi yaşamaya başlamalarıyla; yalanlarıyla mahvediyorlar Hasan’ı. Hasan’ı: Küçük bir çocuğu. Bunu en yakın akrabaları, içinde büyüdüğü köyün halkı yapıyor üstelik. Biz de insanların içlerinde barınan pisliğin, kötülüğün sınırsız olabileceğini okuyoruz her satırda.
Mehmet Rauf, Eylül isimli romanında, “Lâkin nasıl yaşıyorlar yârabbim, sevmeden, sevilmeden nasıl yaşıyorlar?” diyor. Hasan’ın etrafı, kalplerini sevgiye kapatmış insanlarla doluydu. Hasan’ın babası, Esme’ye; Hasan’ın annesine aşık olduğunu söylüyordu fakat ona tecavüz etmişti. Babaannesi, oğlunu; Halil’i sevdiğini ve onun öldürülmesine dayanamadığını söylüyordu. Fakat Halil’in oğluna, Hasan’a, torununa, küçük bir çocuğa, kendi oğlunun oğluna, annesini öldürtmek için var gücüyle çabalıyordu. Amcaları, köy halkı, etrafındaki herkes nefretle doluydu Hasan’ın... Bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar azınlıkta olan birkaç insan dışında herkes ona annesini öldürmesi için baskı yapıyordu. Küçücük bir çocuk bu baskılara ne denli dayanabilirdi?
“Şu dünyada sarılacak bir canlı, bir dal arıyordu Hasan.” diyor yazar. Ancak Hasan’ın bulabildiği tek şey 9 yaşında kendi annesini öldürmek; 9 yaşında katil olmaktı...
Yılanı Öldürseler bir kurgudan ibaret belki. Fakat o kadar gerçek, o kadar hayattan ki... Hepimiz biliyoruz ki dünya da, ülkemiz de kalpleri nefretten körelmiş insanlarla dolu. Ne yazık ki öyle.