Puan vermedi·120 syf.··
2022 11. kitabı
Doğu edebiyatından güzel bir kitapla karşı karşıyayız. İran edebiyatına giriş niteliğinde gördüğüm bir kitap kör baykuş. Kafka öykünmeleriyle göze çarpan yazar hakkında bilinmesi gereken en önemli nokta yaşadığı dönemde bulunan anlamsız gördüğü değer yargılarına karşı yenilikçi bir tavır takınmasıdır. Kitabında da doğunun şifai geleneğinin aksine batının betimleyici geleneğinde ısrar ederek bize gösteriyor. Kitap kendi içinde hapsolmuş, gölgesiyle sohbet etme ihtiyacı duyan yoğun ve yorucu bir psikolojik döngüyü barındırıyor. Kitapta yedi bölümle karşılaşıyoruz. Cinayet işleyen bir kişinin kafasında kurdukları üzerinden psikolojik bir gerilim yapılandırılmış. Ayrıca uzundan kısaya doğru giden bölümler hayatın ölüme yaklaştıkça kısalan yanlarını temsil ediyor. Kitapta gerçekler ve düşler hep iç içe yazılmış. Kitabı bence en ilginç ve okunur kılan yanı burası. Yazmaya meraklı ana kahramanın olay örgüsü boyunca farklı karakterlere dönüşmeye merakını doğrudan değilde sezdirerek anlatma tarzı yazar ustalığını görebildiğimiz en güzel noktalardan. Psikolojik anlatıların İran mitolojik figürleriyle desteklenerek mistik yapıya dönüştürerek anlatması o kültürün bazı özelliklerini öğrenmeye bizi zorlayabilir. Yazar aynı zamanda ressamlık kabiliyeti olduğundan ana karakterine eski İran kültüründen miras kalan kalem kutu üzerine resimler yapması ve resmi hayatın içine dağıtması kitaba bir nevi kalemle sis eklenmiş etkisi veriyor. Kitabın temasında Ömer Hayyam'dan etkilendiğini çok açık bir biçimde görebiliyoruz. İlk başta unutmayı ve unutmanın zevkini anlatan yazar devamında unutmaktan hiçliğe geçmeyi talep ediyor. Ölümden sonra kendisini hiçliğin beklemesini diliyor. Ölümün kutsallığı üzerinde kitabı sonlandırırken aynı zamanda en başa dönüyor. Ölüme kutsallık atfetmesinin yegane sebebi ise yaşamaktan kurtulmak. Kendi var oluşundan çektiği eziyeti kitap üzerinden bizlere aktarmasıyla ölümün soluk aldığı bir kitap meydana getirmiş.
1000Kitap
Kör BaykuşSadık Hidayet · Yapı Kredi Yayınları · 201736,7bin okunma
·
6,8bin Gösterim
1 Yorum
Lütfen giriş yapınız.
Merhaba! Tavsiye ettiğiniz iran romani var mı? Ben nazi safavinin kitaplarını okudum resmen buyulendim. Bu benim fars edebiyatına ilk başlangıcım oldu. Ama sanırım ceviri kitap az. Yardımcı olursanız sevinirim.. iyi günler. :)
Çağrı
Gönderi Sahibi
Merhaba. İran edebiyatına ait modern dönem diyebileceğimiz süreçte kendi adıma roman hatta geçmişte çok zengin oldukları şiir üzerine bile kayda değer pek fazla eser bulamadım. Sadık Hidayet, bu alanda nadir isimlerden birisi. Ali Şeriati'nin kitaplarını da önerebilirim. Din ve sosyoloji alanına merakınız varsa: Kadın, İnsanın Dört Zindanı, Kendini Bilmek, Sizi Rahatsız Etmeye geldim gibi kitaplarıyla beraber "Aşk mı, sevgi mi daha değerli?" sorusunun peşine düşmek isterseniz 'Sevmek Aşktan Üstündür' adlı kitabı da okunabilir. Bozorg Alevi'nin Gözleri adlı kitabının da popüler olduğunu duydum fakat okuma şansım olmadı, arada onun da ismini geçirebilirim. Şiir kısmında Furuğ Ferruhzad'ı da atlamak olmaz tabii. Yeryüzü Ayetleri ve Sonsuz Günbatımı kitaplarını okuma fırsatım olmuştu, insanda güzel bir iz bırakabiliyor. Bilgim dahilinde Fars edebiyatına ait biraz da geçmişe yönelik eserlerden tavsiyelerim olabilir. Sadi Şirazi'nin Gülistan'ı mesela, tadımlık kısa öyküler barındıran özellikle kısa zamanda çok vecizeyle karşılaşılan okunabilir bir kitap. Ferîdüddin Attâr'ın Mantıku't Tayr'i tasavvuf temalı, yazıldığı dönemi baz alırsak kuşlar üzerinden insanın arayış yolculuğunu anlatması ilgi çekici bir kitap olmasını sağlamış. Bir de Esrarname adlı eseri var ki Mevlana'nın Mesnevi'sini doğrudan etkilemiş bir kitaptır. Güzel bir çeviri bulup şiirsel dili yakalayabilirseniz edebi zevk alınılacağını düşünüyorum. İlk etapta aklıma bunlar geldi ama daha sonradan hatırladığım kitaplar olursa eklemeye çalışırım buraya.