BU İKİLİ BAŞKA İKİLİ
SMITH & WESSON / ALESSANDRO BARICCO
İndirimde arka kapağa dikkat etmeden adına kapılıp ( hem de yeni bir yazarla tanışırım diye ) aldığım kitap. Kitabı araştırırken yazılan yorumlardan anladığım kadarıyla isimde yanılma konusunda yalnız değilim benim gibi yanılan çok okur var. Üstüne üstlük evde kitabı daha iyi inceleyince roman yerine oyun metni çıkmaz mı? Bu ara şansıma elimi attığım kitap tiyatro metni oluyor.
İki perde, sekiz sahnelik metinde üç karakter var; Smith, bölgenin son yetmiş yıllık hava durumunu çıkarmak isteyen meteorolog, kaşif ve borçları yüzünden dört eyalette aranan bir dolandırıcı. Wesson, baba mesleğini sürdüren, şelalede intihar edenlerin cesetlerini sudan çıkaran, dolayısıyla nehri avucunun içi gibi bilen balıkçı ve bu ikiliye katılarak hikayeyi renklendiren acemi gazeteci Rachel Green.
Arka kapakta Smith & Wesson için grotesk ikili diyor; derhal bu yeni terimi araştırdım. Grotesk: Mimarlık ve tiyatroda kullanılan bir terim. Mimarlık bizi ilgilendirmediği için tiyatroda karşılığına baktım. Kaba gülünçlüklerden, tuhaf ve olmayacak şakalaşmalardan yararlanan, bağdaşmaz durumları, karşıt görüntüleri şaşırtıcı biçimde birleştiren, temelde ciddi ama görünüşte gülünç ve abartılı olan güldürü tarzı. Bu tanıma uyan diyaloglar vardı, alıntılarda onlardan örnek de paylaşacağım.
Bizi yanıltan kahramanların isimlerine dönersek; üzerine düşünülüp seçilmiş bence. Yabancı dillerde kullanıldığı gibi soyadlarına bakarsak Smith & Wesson’un neyi çağrıştırdığını anlatmaya gerek yok. Tam isimlerine bakarsanız; Tom Smith & Jerry Wesson. Yani Tom & Jerry Tüm dünyanın senelerce severek izlediği yaramaz kahramanları mutlaka hatırlarsınız.
Birinci perde, ilk sahne; Niagara Şelaleri’nin yakınlarında bir yer, yıl 1902. İlk cümlede Niagara Şelaleri adı geçince aklıma orada geçen filmler geldi. Gözümde ise çocukluğum boyunca televizyonda defalarca seyrettiğim Marilyn Monreo’nun başrolde oynadığı, Harry Hathaway’in yönettiği 1953 yapımı Niagara adlı gerilim filminin sahneleri canlandı. Tüm kitabı o sahneler eşliğinde okudum. İzlemediyseniz tavsiye ederim.
Smith & Wesson’dan damlayanlar:
Wesson: Her dört ayda bir, beş gün boyunca yatarım; İç organların işlevini düzene sokmaya yarar, yatay konum onları yeniden dengeler.
Wesson: Harita aklımdadır benim. Nehrin haritası. Deneye deneye çizdim ben onu. Daha beş yaşında olmama rağmen zamanımı bu işle uğraşarak geçiriyordum. Ne bulsam nehre atar, sonra durup gittiği yolu izlerdim. Bunu belleğime kazırdım.
Smith: Burası dünya intihar başkenti olduğuna göre karlı bir iş gibi duruyor.
Smith: Sözcükler şaşmaz bir kesinliğe sahip küçük makinelerdir, inanın bana, insan sözcükleri kullanmayı bilmiyorsa hiç kullanmasın daha iyi.
Smith: Et konservelerini bilir misiniz? Nasıl açarsınız onları?
Wesson: Babam ateş ederdi.
Smith: her lafın altında da hep şu babanız…
Smith: Çok heyecanlı şeyler yazıyorum ben!
Wesson: Sizin heyecanlı dediğiniz şey, birinin sakal traşı olurken bir benini kesmesi.
Smith: Çünkü adama ateş ediyorlar!
Wesson: Ama sekiz sayfa önce ateş ediyorlar!
Smith: Çünkü uzaktan ateş ediyorlar!
Wesson: Kurşunu postayla yollasalardı daha önce vururlardı!