Merhaba arkadaşlar! Bugün size #prensçıplak adlı bir eser ile geldim.
Farilya annesini ve babasını küçük yaşta kaybetmiş hayatının belirli bölümünü teyzesi ile geçirmiş işinde başarılı bir kadındır. Aşktan ziyade hayal kırıklıklarına aşina olan Farilya hiç ummadığı bir anda karşısında Prensi bulur. İlk karşılaşmada gözlerini prensten alamayan Farilya için hayat rayından çıkmıştır. Yemekte tanıştığı Prens ile uzun bir süre birbirlerini görmemişler. Farilya da Prensten kalan bir adet çakmak, heran karşılaşacak olma ihtimali ile Prensi beklemiş. Tam umudu kestiği anda karşısında tekrar Prens ile karşılaşır bu sefer cesurca davranıp onunla sohbeti ilerletmeye çalışır. Sonra her şey hızla ilerlemeye başlar. Birbirlerine aşık olup mutluluğa adım attığını sanan Farilya neredeyse iki yıllık bir ilişkide içine yerleşen şüphe tohumlarının üzerine gitmeye başlar. Ne kadar görmeye çalışmasa da hayatın önüne koyduğu kanıtlar ile gerçeği fark eder ve hayat bu sefer rayından çıkmak değil adeta rayları yerinden sökmüştür. Hayatın önüne koyduğu kanıtlar nelerdi?
Farilya neleri göz ardı etti? Prens ile Farilya'ya neler oldu? Sonunda büyük bir kayıp var, o kayıp nedir? Okuyarak öğrenmenizi tavsiye ediyorum.
Gözlerinizi açın ve etrafınıza bakın attığınız adımları hayatınıza aldığınız insanları iyi seçin. İçinize yerleşen şüphe tohumlarını göz ardı etmek yerine üzerine gidin. Görünmeyeni bir şekilde hayat bize göstermeye çalışıyor. Sadece duygusal tarafımız ile değil birazda mantık çerçevesinde olaylara bakış açımızı değiştirmemiz gerekiyor. Lakin bunlara rağmen içinde kötülük tohumu biriktiren sadece “ben” diyen ruh hastalarına bulaşan bir kişiden kurtulmak her zaman kolay olmuyor. Dünya’ da çocuk olmaktan sonra en zor olan şey kadın olmaktır. İstemediğimiz hayatı red etmeyi biz öğrendikçe sadece “ben”diyen erkekler çıldıracaksınız, lakin bunu sizde öğrenin. Çünkü kadın olmak sunulan hayatı değil istediği hayatı yaşamaktır.