Fink! Huzursuz, serseri, olağandışı, karşıt, sistemdışı kişi anlamına geliyor imiş... Ayrıca harika bir şarkıya atıf, kitabın sonunda açıklanıyor, okurken dinleyin youtu.be/81bddge9rb8
Murat Menteşle (MM) Antika Titanik de cebelleşip, kitabı atlaya hoplaya bitirdikten sonra artık gına gelmişti... bir ara MM arası vereyim dedim. Ancak o, MM çikolatısı gibi durmadan önüme çıkıyor, çelme atıyor... Böylece Finkle tanışmam korona günlerinde oldu! Okunacak kitaplar bölümünde beni yormayacak, kısa soluklu bir kitap aradığımda bu kitabı okumanın koronaya yakışacağına karar verdim.
Fink, Göksenin Yıldırım adlı bir mankenin özyaşamından kesitlerden oluşuyor!
MM roman tiplerine olağandışı adlar, yerler, ilişkiler uydurur onları bir takım olaylarda karşı karşıya getirip biz okurları çileden çıkaran bilmeceler, labirentli yollar kurar, geçtiğimiz yerlerden farklı kişilerle geçirir, sonunda ilk başındaki olayları çözen bir kaos ile bitirir.
Bu romanda bunları uydurmasına gerek kalmadı, sanki onun romanlarından fırlamış bir tip, Göksenin Yıldırım (tam bir MM karakter adı) ın anlatımıyla, onun olağandışı yaşantısının notlarını tutuyor... Anlatımın özgünlüğünü korumak için kısa öyküler ya da notlar, birbirinden kopuk, ama dünyası ve anlatımı özgün.
Keyifli bir okumaydı. Farklı yaşantılardan notlarla bana uzak başka bir dünyayı tanıdım....
En hoşuma giden replik de şu:
Adamcağız intihar teşebüssünde, benzini başından aşağı boca etmiş elinde çakmak
Telefonu çalıyor: "Açmasam ayıp olur. 'Efendim abi?', 'Nasılsın can kardeşim?'. 'Gayet iyiyim.' "
;-))