Puan vermedi·284 syf.··Beğendi
· Hayat atölyesinde bir küçük adam Bir ömrü anlatmanız istense sizlerden. Hem de hayatın her noktasına dokunarak, bütün içtenliğinizi yansıtarak. Bunu nasıl anlatırdınız? Kendimizin isteyerek içinde olmak istediği, bizden önce ve bizden sonrada var olan hayat kadar bir de dışında kalmak istememize rağmen hayatın kanayan ve kanatan yanları olduğunu anlatmaya çalıştığımız hayatlarda bu ömrün bir parçası olduğu gerçeğini es geçmeyerek anlatabilir misiniz? İki farklı hayat; birincisi düşlediklerimiz, ikincisi dışında kalmak istediğimiz hayatları düşlediklerimizle, inandıklarımızla yeniden inşan etmek. Murathan Mungan’ın Hayat Atölyesi adlı kitabı yazımın başında anlatmak istediklerimin hepsinin bir araya geldiği elinize aldığınızda bırakmak istemeyeceğiniz, her sayfada ayrı bir hayat bulacağınız bir kitap. Murathan Mungan’ın sanatın her alanına yaptığı tanıklık, bu konulardaki bilgi dağarcığı ve konuya olan hâkimiyeti bu kitaba hayranlık duymamı sağlayan özelliklerinden. Mezopotamya’nın o birçok hayata tanıklık etmiş eski yapılı evleri ve bu evlerin taş avlularında hayat atölyesinde bir ömrü işlemeye başlayan bir hayat. Dostluklar ve bu dostluklarda başlayan paylaşımlar hayat atölyesinde size eşlik ediyor yol boyunca. Dünya ülkelerini dolaşıyor, tiyatro sahnelerinde oyunun bir parçası oluyorsunuz. Okunan kitapların ve bu kitapların içerikleri başucunuzdan ayıramayacağınız kitaplar listesi için yardımcı oluyor sizlere. Kimliksel bakış açılarında kaybettiklerimizi, emek hırsızlığı yaparak zirvenin en tepesine çıkanların bu noktaya geldikten sonra kendi yarattıkları emek hırsızlığına karşı mücadele vermeyi, mağdur olduğunu anlatmaya çalışanların yaşadıkları çelişki bu ülkede yaşanan birçok çelişkinin başlangıç noktasının nereden başladığını gösteriyor. Aslında bu ülkede bir gerçeğin fotoğrafını çekiyor. Mungan’ın hayat atölyesinde gezip, gözlemledikçe sorular ve cevaplar arasında bir yolculuk başlıyor. Hayat atölyenizde işleyeceğiniz bir hayat ve bunun üzerine söyleyecek sözümüz var mı birey olarak? Şimdi düşünüyorum da herkes hayat atölyesi kurmuş olsaydı kendisine ve işleseydi hayatın içinde tanık olduğu gerçekleri. Bugün hâlâ, acıyı, gözyaşını, savaşı, kirlenmişlikleri konuşuyor olur muyduk? Nedir hayata bu kadar duyarsız oluşumuzun sebebi? Sadece önümüze konulanı tüketmenin anlamsızlığını görmemek için diretmek. Böyle bir duygu üzerine inşa ettiğimiz derme çatma bir hayat içinde hangi duygulardan uzak kaldığımızı, bizden sonrakilerin içinde, hangi duyguları öldürdüğünün farkına varamamak. Murathan Mungan’ın Hayat Atölyesi adlı kitabı kendi atölyemizde işleyip paylaşabileceğimiz hayatın mümkün olduğu konusunda yol gösteriyor bizlere. Anlatarak, işleyerek, okuyarak, gözlemleyerek ve sorgulayarak... Yeni bir Hayat Atölyesi kurmak için geç değil. Kendi kavmine şair olmayan Söz’ünün hükmünden ayağ göçürür Kendi Divaníına nöbet durmayan Davasın’ cengine gölge düşürür Murathan Mungan/Kum Saati/1984 “