Hikaye yazarın Fransız İhtilali öncesi ve ihtilal sırasındaki döneme ithafen bir eleştirisiyle başlar: "Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü, akıl çağıydı, akılsızlık çağıydı, inanç devriydi, kuşku devriydi, aydınlık mevsimiydi, Karanlık mevsimiydi, umudun baharını, çaresizliğin kışını yaşıyorduk, hem her şeyimiz vardı, hem hiçbir şeyimiz yoktu, hepimiz ya doğruca cennete gidecektik ya da doğruca öteki tarafa."
Öncelikle kitabı bitirmekte zorlanmama rağmen sonlara doğru güzel ve beklemediğim bir son oldu. Kitaba başlamadan önce olayları daha anlaşılabilir kılmak açısından Fransız İhtilali hakkında birkaç araştırma ve okuma yapmanızı öneririm. Yazar kitapta aristokratların halkı ezdiği ve önemsemediği dönemin sonucu dehşete kapılmış toplulukların intikam ateşiyle yanıp tutuştuklarını ve bunun sonucunda yaklaşık 40.000 kişinin haklı haksız ayrımı yapılmadan giyotin ile idam edilmesini farklı bir hikaye ile anlatır. İlerleyen yıllarda ikinci kez okumak istediğim ve okuduğumda kitapta olan olaylara daha farklı bir bakış açısıyla bakacağımı düşündüğüm bir kitap oldu.
kısaca özetleyecek olursam, hapishanede suçsuz yere 18 yıl geçiren bir doktor aklını yitirir ve eski dostu Mr. Lorry tarafından kızına kavuşur ve birlikte Londra'ya giderler. Dr. Manette'nin hapishaneye düşmesine sebep olan aristokrat ailenin oğlu Charles Darney ile kızı Lucia evlenir ve çocukları olur. ihtilal olur ve Darney eski çalışanlarına tazminat ödemek üzere Paris'e gider ve aristokrat aileden geldiği ve kendisinin de bir aristokrat olduğu gerekçesiyle suçlanır ve tutuklanır. Dr. Manette ve kızı Lucia Darney'i kurtarmak için Paris'e gelirler. 1 buçuk yıl hapishanede kalan Darney Dr. Manette sayesinde kurtulur fakat sonrasında giyotin ile idam edilmek üzere hakkında idam kararı verilir. Bir avukat olan Sydney Carton' un Lucia' ya olan aşkı ve sevgisi olayların seyrini değiştirir.