·336 syf.··Beğendi
···Okunma: 15 Haziran 2022 14:43 Selam millet
Lise anılarıyla dolu tam bir gençlik kitabı ile geldim
Arkadaşlıklarla dolu gençlik kitaplarını sever misiniz ?
Kitabın konusuna gelecek olursak
Güniz Işık, evlilik dışı dünyaya gelmiş ve bu yüzden herkes tarafından dışlanmış. Annesinin yanında yaşanan kötü olaylardan kaçarak babasının yanına gelir. Ama burada da hayat onu rahat bırakmaz. Abisi Efe hem evde hem de gittikleri okulda asla onu rahat bırakmaz.
Dedikodu sitesine dülen haberler ise her şeyin tuzu biberi olur ta ki Bulut elini uzatana kadar.
Kitabın yorumuna gelecek olursak
Yazarın kalemi ile ilk defa tanıştım ve gayet akıcıydı. Turuncu kitap olmasıyla hemen ilgimi çekti. Kitabın içerisinde bolca sosyal mesaj vardı. Kadınların gücünden, kadına şiddetten, ve toplum baskılarına yazar baya değişmiş olması beni sevindirdi.
Kızımız Güniz Işık ise her şeye rağmen kendi ayakları üzerinde durmaya çalışıyor. Çalışkan bir öğrenci ve coğrafya onun için her şey. Kızımız fazla atarlı çünkü kendini sürekli korumak zorunda. Yaşadıklarını göz önünde bulundurursak çok da haklı. Ve yaşadıklarını unutmamak için sürekli hayatını kendine hatırlatıyor.
Oğlumuz Bulut ise en sevdiğim karakter oldu. Güniz’e yapılanlar karşısında çocukluk arkadaşlarına karşı direndi. Sevgisi ve merhameti hep ön plandaydı.
Nail ise favori karakterim oldu. Adının geçtiği her satırda mutlaka gülümsedim.
Her bir karakter ayrı ayrı bir hikâye olacak tarzda. Özellikle Bulut ve kardeşi. Umut, Gizem, Çağan, Öznur ve Efe.
Ah Efe diyeyim okuyanlarda beni anlasın.
İkinci kitabı da büyük merakla bekliyorum ve
sizlere alıntı bırakarak kaçıyorum
#alıntı
“Sen kimsin?”
“Gün ışığını öldüren biri. O yüzden kim olduğumla ilgilenme. Yoksa sönersin, Gün.”
“Ben bu okula geldiğim gün söndüm zaten.”
“Reşat Nuri Güntekin tam burada diyor ki; ‘En uzun, çaresiz geceni düşün. Sabah olmadı mı?’”
“Hiç olmadı sabah.”
“Sabah olsa bile ben, ışığını kimse görmesin diye güneşi saklarım. O yüzden ben sana yazmadıkça yazma.”