Hayatta kim olduğumuzu yaşadığımız olaylar neticesinde verdiğimiz kararlar belirler. Kimimizin yaşamına acı düşer, kimine mutluluk, kimine şüphe.
Her duyguyu makul miktarda yaşadığımız ömrümüzde, hiçbir şey baki değil ne yazık ki.
Tirol’da bir kasabada yaşayan Franz ile tanışıyoruz. Babası düğün organizatörü olan bu genç adam, babasının yanında çiftlerin düğün fotoğraflarını çeker.
Bir makine ve sonsuza dek unutulmayacak bir kare.
Muhteşem bir şey değil mi?
Değil.
Hikâyeyi Franz’dan dinlediğinizde işin gerçeğinin bu olmadığını sarsıcı bir şekilde öğreniyorsunuz.
Her zamanki gibi yine bir çekim zamanında beklenmedik bir şey yaşanır. Bir gelin intihar eder ve soruşturma beraberinde hayat sorgusunu da getirir. Tüm bu olayların arasında hikâyemize bir kayak profesörü dâhil olur. Fakat rolü fazla uzun sürmez, o da intihar eder. Bu iki intiharın ortak noktası ise Franz’dır. Çünkü her iki maktülü de gören Franz’dır.
Sizce bu genç adam bu işin içinden nasıl çıkacak?
Norbert Gstrein ile tanışma kitabım Gençliğimde. Tam benlik, tadından yenmeyen bir eserdi. Betimleme oranı fazlasıyla beni mutlu ederken, hayatı sorgulatan, anın önemine vurgu yapan, kurgusuyla yalın akıcı lakin bir o kadar da dikkat isteyen bir eserdi. Kendinizi okurken Şato Dağı’nın eteklerinde hissediyor, bilmediğiniz sırları yük sanıyor, yeni başlangıçların heyecanını iliklerinizde hissediyorsunuz.
GençliğimdeNorbert Gstrein