Giriş Yap
248 syf.
·
11 günde
~130° | Lynn Margulis, İsyankâr Bilimcinin Yaşamı ve Mirası
Merhaba. Bu kitabı büyük bir heyecanla tavsiye ediyorum! 73 yaşındaki
Lynn Margulis
bisikletine binerken hemorajik inme sonucunda bilincini kaybetti ve 5 gün sonra, yani 22 Kasım 2011'de hayatını kaybetti. Onun vefatını takiben oğlu
Dorion Sagan
onun hakkındaki bu kitabı hazırladı. Onu daha iyi anlatan başka bir kitap olduğunu düşünmüyorum. Bu kitap hakkında detay vermek istemiyorum. Çünkü okumanı gerçekten istiyorum. Bu isyankâr bilim kadınının dolu ama zorlu yaşamını ve bize bıraktığı mirasını bizzat sen keşfedeceksin. Ne yazık ki bilim tarih boyunca bir erkek faaliyeti olarak görülmüştür. Oysa şu an bilime feminist bir bakış açısı oturtulmaya çalışılmaktadır. Bu bakış açısı bilimin bir erkek faaliyeti değil, bir insan faaliyeti olduğunu anlatmaktadır. Yani erkekleri akıl ve nesnellik, kadınları da doğa ve öznellik kavramlarıyla bağdaştıran, doğayı nesneleştirilebilir ve bilinebilir kabul ederek ona hükmetmeye çalışan modern bilimin aksine cinsiyet ve toplumsal cinsiyet bölünmelerini ortadan kaldıran, doğayı karmaşık yapısı ve içerdiği pek çok farklılıkla kabul eden, özellikle de istisnalarına önem veren bir bilimi anlatmaktadır. Olması gereken de budur! ''İstisnalar kaideyi bozmaz.'' ifadesi cehalet kokar. Doğayı karmaşık yapısı ve içerdiği pek çok farklılıkla kabul eden biri istisnaların ne kadar önemli olduğunu bilir. Çünkü her bir istisna tek başına bir anlam içerir ve bu anlam araştırılmalıdır. Mesela Barbara McClintock 1940 yılında bir mısır bitkisi üzerindeki istisna bir pigmentasyon örüntüsünü takip ederek bugün ''transpozisyon'' olarak bildiğimiz hareket edebilen DNA dizilerini keşfetmişti. İşte tuttuğunu koparan Lynn Margulis de, mikroorganizmalar hakkında pek bilgi sahibi olmayan ve simbiyogenezi kabul etse de bunun evrimdeki rolünü küçük gören Neo-Darwinizm'in aksine endosimbiyotik teoriyi öne sürmüştür ve hatta bunu James Lovelock'un Gaia teorisiyle birleştirmiştir. Bu da harika bir yeniliktir. Lynn Margulis 20-21. yüzyılda değil, 19. yüzyıl ve öncesinde yaşasaydı büyük ihtimalle akıl hastanesine kapatılırdı. Kesinlikle okunmalı. Gerçekten önemli. Zaten bunu bu kitabı benim dışımda sadece 4 kişinin okumasından anlayabilirsin. 1000Kitap'ta değerli kitaplar pek ilgi görmez.
Beyzâ!
bana Lynn Margulis'i hatırlatıyorsun değerli dostum. Keyifli okumalar!
·
Merhaba Kaan, okuduğun kitaplara dikkat ettiğimde "bilim"e özel bir alan ayırmanın yanı sıra (also we already know this ahaha) bilimle ilgilenen kadınları da es geçmediğin, çoğunlukla görünür ya da gürültü monarşisini elinde bulunduran gündemin dışında kalan değerli ama az sesli kişi ve konulara da önem göstermen ilgimi celbediyor. Bu arayış, bu "çok satanlar" gibi başlıkların dışına taşma durumu mükemmel. İncelemen beni farklı yerlere uçurdu, altını çizdiğin bazı ifadelerin çevresinde dolandım. Özel olarak biyolojiye büyük bir ilgi duyduğum için Lynn Margulis'in çalışmaları beni çok etkiledi, kendisinin biyografisini okuma ve biraz araştırma ihtiyacı hissettim. Hem üretimleri hem de şahsıyla ilgi çekici bir insan, ilham verici bir örnek. İncelemenden aldığım bazı dersler oldu; - Popüler kitaplar listesinde daha çok bir magazin dünyasıyla sınırlı bir kapsamın kitleye duyurduğu isimler ve bu kimselere dair biyografileri görüyoruz. Özellikle bilim gibi (konuşulurluktan çok icraatin kişiyi ilerlettiği) bir etkinlik alanındaki biyografileri okumak koskoca bir hayatı ve bir deneysel bilimcinin deneyimlerini daha yakın objektiften görme imkânını bize sunuyor. Öyleyse herhangi bir konuya eğilim gösterdiğimde, onunla ilgili makaleler okumak kadar o konunun faillerinin de yaşamlarını okumak faydalı olacaktır. (Kendimde gördüğüm bir eksikliğe misal) - Bilim'in "bir insan faaliyeti olduğu" vurgusu üzerine kullandığımız bazı kelimeleri tekrar düşündüm, her alanda olduğu gibi akademik alanda da üzerimize cinsiyet üzerinden yüklenen bazı görevler var. Belki de bazı vurguları değiştirmeliyiz, incelemeni bu açıdan uyarıcı nitelikte buldum. Hiçbir kişiliği direkt bir yargıyla bir kavrama köle kılmadan, ön koşullu bağdaştırmalardan uzak, ne başlıklara ayrılan, ne meta olan, sadece bilimi içeren bir bilim... - İstisna'ya dair James Gleick'in
Kaos
kitabında gördüğüm onlarca örneği anımsadım, bu yüzden yazında bahsettiğin ''İstisnalar kaideyi bozmaz.'' eleştirisi daha da anlamlı oldu benim için. Her buluş içerisinde bir aykırılığı, bir ayrıksılığı, bir sınırdan taşışı barındırıyor. Bu kuraldışılık, süreçlerin ve sonuçların lineer olmayan bir görünüm vermeleri, bu düzenin dışında olma hâli, tarifsiz. Büyük bir heyecanla yakın zamanda okumak isterim, hatırlatıyor oluş da ayrıca büyük bir onur, teşekkür ederim.
bu bi incelememe yazılmış şu ana kadarki en harika yorum
Ah en çok etiketlenen doktorumuz ndjdkdkdd yine güzel bir inceleme yazmış ellerine sağlık
Rica ederim kaanus(çok kısa oldu seninkinin yanında ama) nznsnsnsdnn