tamda kritiği yapılmalık bir kitap. eğer bir gün bir kitap kritiği grubunun başında olursam ilk seçeceğim kitaplardan biri bu olur(demokrasiye hayır). bu kadar çok üzerine başkalarıyla konuşmak istememin sebebi iddia ettiği düşünce biçimi bana çoğu yerde mantıklı geldi(ki bazı yerlerde de ne saçma dediğim de oldu), tam tersi argümanları savunan birisiyle çok iyi bir beyin fırtınası döndürebilirdik. her ne kadar tam tersi desem de s*lcu çomar olmayan birisi lazım, diğerleri sadece kafa şişiriyor.
sanki yukarıda çok övüyormuşum gibi dursa da genel olarak empoze etmeye çalıştığı düşünce saçmalık olarak geldi. bir kere en büyük eleştiriyi şuradan yaparım: kendisini özgürleştirme yolunda yaptıklarını eğer tüm toplum yapmaya başlarsa ki imkansız(herkes burjuva olamaz, geçenlerde bir tartışmada geçen bir sözden bahsemtek istiyorum: "kötüyü bilmediğimiz sürece neye iyi diyebiliriz", bu sözü çevirirsek köle olmayan yerde kim burjuva olabilir), toplum kaosa gider. bazı insanların en büyük anlamadığı şeylerden birisi cidden bizler makinenin birer parçaları gibiyiz, herkesin farklı bir görevi var. bazı görevler istenilmeyen cinsten ama onları birisi yapmadığı sürece tüm toplum batar, burjuva sınıfının bir anlamı kalmaz, diğer sınıflarında aynı şekilde. toplumda köleler olmak zorunda (ki bakış açısına göre herşeye köle diyebiliriz, benim bakış açıma göre değil de tartışılır) vs vs . belki de kitapta bu sorumun cevabı vardır ve ben orayı kaçırmışımdır, herşeyi hatırlamak mümkün değil. veya yanlış bir sonuca vardım, düşünce üzerine kurulu bir kitap, herkesi farklı yere sürükler.
bu aralar liberal düşüncelere çok fazla maruz kaldığım için, muhalefetlik huyum yüzünden sol görüşlere yaklaşmıştım. belki de böyle bir anda gelmesi kitaptaki düşünceye karşı olmamı sağladı. bilemiyorum. her ne kadar karşı olsam da yukarıda belirttiğim gibi, tam tersine desteklediğim çok fazla nokta da var. kritiği cidden uzun sürerdi, şimdiden gaza geldim diyebilirim :)
neyse okuması zevkli bir kitaptı ya işte