·88 syf.····Okunma: 30 Haziran 2022 00:00 Anlaşılan bu sene benim için Stefan Zweig yılı olacak. İncecik kitaplarının akıcı dili, betimleme ustalığı, anlam derinliği falan filan derken biri bitince diğerini açıveriyorum. Kendisiyle da her kitabında daha çok tanış oluyorum tabi.
Okuyacağım kitaba başlamadan önce incelemelerini okurum. Önsöz okumak gibi geliyor. Yazarı, çevirmeni, kitabı daha iyi anlıyor tanıyorum. Şimdiye kadar Zweig'in Freudyen olduğunu okumuştum kendim ama kitaplarında tam çıkaramamıştım. Ama bu kitapta "ahaaaaa işte buuuu" dedim. Hatta öyle bir dedim ki neredeyse Freud aslında Zweigçiymiş kadar keskindi. O da şöyle oldu; kadın karakterimiz Esther kızımızın çocukluktan kadınlığa duygusal sıçramasının kaynağını bir bebeğe karşı yaşadığı duygulara bağlıyor....
Şimdi ben içinden geldiğince bu incelemeye devam etsem kitaptan daha kalın olur. Ya işte biraz sanat gözü, biraz din, biraz merhamet, biraz şefkat, biraz şehvet,biraz haz, biraz korku, biraz kahramanlık.... Diye diye her şeyden biraz olan ama derinliği dipsiz bir kuyu olan bir kitap. Tekrar okurumlar listemde .