·268 syf.····Okunma: 04 Temmuz 2022 09:36 2021 Nobel Edebiyat Ödüllü Abdulrazak Gurnah, Tanzanya doğumlu İngiliz romancı ve akademisyendir. Zanzibar Sultanlığı'nda doğdu ve 1960'larda Zanzibar Devrimi sırasında mülteci olarak Birleşik Krallık'a taşındı. Romanları arasında , hem Booker hem de Whitbread Ödülü gibi daha 1cok ödül listesine giren kitapları olmuştur. Gurnah'a Nobel Edebiyat Ödülü, "sömürgeciliğin etkilerini ve mültecilerin kaderlerini kültürler ve kıtalar arasındaki körfezde uzlaşmaz ve şefkatli şekilde nüfuz etmesi nedeniyle" verilmiştir. Kent Üniversitesi'nde İngiliz ve Postkolonyal Edebiyatlar fahri profesörüdür ki yazarın kitapların da herdaim edebiyata dair cümleler vardır ve benim en sevdiğim yerlerdir yada hep edebiyat bölümü öğrencisi olmuştur, oyuzden kitaplarında çoğu bölümler bence otobiyografik öğelerle doludur... (Üstteki bilgiler Wikipedia bilgisidir.)
Yazarın ikinci romanı olan Hacılar Yolu, ismini Winchester şehrini Canterbury'deki Thomas Beckett mabedine bağlayan yoldan alıyordur. (Kitapta geçen bilgidir). Daha iyi 1yaşam umuduyla Ingiltere'ye gelen Tanzanyalı Daud, karşılaştığı göçmen karşıtı tutumlardan dolayı paranoyaklaşır ve çareyi geçmişini tamamen silmekte arar. Göçmenliğe ve sömürgeciliğe kendilerince sempati uyardiracak saçma durumların aslında ne kadar antipatik hal olduğuna vurgu yaparak, hizmetli olduğu hastanede yaşadıklarından yola çıkarak ele alır. Hastanede çalışan hemşire Catherine ile geçen yer yer gerilimli aşkta yaşadıklarında ırkçılık söylemlerine de epeyce yer verir, hain bakışlar, söylemler ve davranışlarla...
Misyonerlik, sömürge durumları ve bunun 1lütufmuş gibi öne serilmesi, göçmen olunduğunda yaşanan açlık sefalet halleri ile aşık olunduğunda ne söyleyeceğini düşünüp de yakınlaşırken bile yapılan hesaplar bunu muhtemel herkes yapar ama burdaki yapılan hesaplar hep ırkçılık üzerine oluyor söylenecek sözlerin hesap yapılması neyazikki siyah 1bedene sahip olunca ve en güzel anlatı yöntemi yazarın her duruma ait güzel 1hikaye oluşturup anlatmasıdır, bu da edebiyatçı kimliğinden olsa gerek ya da Shakespeare bağlantılarından bu yüzden de yazara ayrıca torpil geçiyor olabilirim :)))
Kitapta epeyce durumu ele alırken hep göçmenlik üzerinden konuları ele alsa da herdaim yaşanan başka başka durumlar ilerliyor konularında, külliyat bitirmek isteyenler bunu düşünüp de başlayabilir eğer bu açıdan bakılırsa yaşanan her duruma hakim olunabilir ama eğer bu şekilde bakılmazsa olaya yazarın yine kendini tekrar ettiği düşünülebilir. Ben yazarın tarzını seviyorum. Diyaloglar üzerinden sömürge, ırkçılık kavramlarına vurgu yaparken illa edebiyattan yazarlar ve kitaplar da ekler...
Yine severek ve zorlanmadan okudum, açık dille sade 1uslubu olan Gurnah tarzını sevdiğim Nobelli yazarlar arasındadır, iyi ki yazmış, iyi ki Nobel almış, yazarın yeni kitapları çıktıkça okumaya devam edeceğim şimdilik külliyatı bitmiştir benim için :))) Herkese sağlıklı mutlu huzurlu keyifli okumalar dilerim...