1000Kitap Logosu
Resim
Thomas Münzer'in felsefi ve tanrıbilimsel (theologique) öğretisi yalnızcca Katolikliğin değil, tüm Hıristiyanlığın temel ilkelerini hedef allyordu. Münzer, Hıristiyanlık adı altında, kimi zaman tanrıtanımazlığadek yaklaşan tümtanrıcı (pantheiste) görüşler öne sürüyordu. Kutsal Kitap'la usun birbirine karşıt gösterilmesinin yanlış olduğunu savunuyor, Kutsal-Ruh'u usun ta kendisi olarak tanımlıyordu. İnanç, insanoğlunda cisimleşen ustan başka bir şey değildi ona göre. (..) İşte bunedenle cenneti öbür dünyada değil, içinde yaşadığımız gerçek dünyada aramak gerekiyordu. İnanç sahibi kişilerin başlıca görevi, gönüllerine doğan Tanrı çağrısına uyup cenneti yeryüzünde gerçekleştirmekolmalıydı. Öbür dünyada ne cennet vardı, ne de cehennem. Şeytansainsanların içindeki kötülüklerden, onların doymak bilmez isteklerinden başka bir şey değildi. (..) Münzer'in politik öğretisi bu devrimci din anlayışına tıpatıp uyuyordu. Tanrıbilimsel görüşleri gibi, içinde oluştuğutoplumsal koşulları aşan politik öğretisi de yaşadığı çağın çok ilersindeydi. Din felsefesi nasıl tanritanımazlığa dek varıyorsa, öngördüğü politik program da komünizme yaklaşıyordu. (...) Münzer'e göre cennether türlü özel mülkiyet ve sinif ayrımının ortadan kalktığı, toplum üyelerine yabancılaşmış özerk devlet iktidarının bulunmadığı bir toplumdanbaşka bir şey değildi. Devrime katılmayan her türlü yetkenin varlığınason verilmeli, mallar ortak kullanılmalı, herkes emeğini ortaya koymalı ve toplumda tam bir eşitlik sağlanmalıydı. (...)" Bu görüşlerin, Şeyh Bedreddin'in felsefesine ne denli yakın olduğu şaşırtıcıdır.Münzer gibi Bedreddin de öbür dünyaya inanmaz, cennet ve cehennemi yeryüzünde arar, cenneti iyilik, cehennemiyse kötülük olarak nitelendirir.