Puan vermedi·176 syf.····Okunma: 08 Temmuz 2022 22:40 Yazar bu hikayeyi babaannesinin anlattığı bir hikayeden ve bir kazı sırasında yerin altından saçları upuzun olarak çıkartılan bir kızdan esinlenerek türetmiş. Hikaye kuduz bir köpek tarafından ısırılan bir kız çocuğuyla başlıyor ama ne şanstır ki kızımız kuduz hastalığını kapmıyor. Tabi o zamanlar bu hastalığın aşırı ciddi bir hastalık olması babasını endişelendiriyor ve çeşitli hekim görüşlerine başvursada en sonunda kızı bir manastıra kapatıyorlar. İşte burada bağnazlığa karşı ciddi eleştiriler görmeye başlıyoruz. Kızın içine cin girdiğini iddia eden rahibeler ve başrahipler kıza türlü türlü işkenceler yapıyorlar ve kız aslında korkusundan bağırmaya, saldırgan olmaya başlıyor e haliyle bu da manastırdaki insanları daha da tetikliyor. Sonradan için işine aşkta girince yazarın anlatmak istediği şeyler daha da çeşitlenmeye başlıyor. Aslında hikaye genel çerçevesiyle güzel ve akıcı olmasına rağmen ben içinde etkilendiğim bir şey bulamadım, o duyguları hissedemedim yani. O yüzden de benim için bir hayalkırıklığı oldu.