Konusu: Vampirler üç ırka ayrılmıştı; Draklar, Ecsedler ve Türklere kadar uzanan Meçikler. Her bir ırk kendini diğerlerinden daha üstün görüyordu. Üç ırk uzun yıllar boyu hem politik hem fiziksel anlamda savaştalardı.
Marcus Ruddleborn, henüz 13 yaşındaydı ve ailesini kaybettiği gün savaşın içine düşmüştü. Marcus ve arkadaşları çeşitli sınavlardan geçerken aynı zamanda birbirlerine sıkıca bağlanarak kaybettikleri aile kavramını yeniden oluşturuyorlardı.
İnceleme: Kitabın ilk sayfasında bilgilendirme notuyla karşılaşıyorsunuz ve keyifle okumaya başlıyorsunuz. Kitapta Marcus’un vampirlerle dolu hayatına adapte olmasını ve kazandığı güzel dostlukları okuyoruz. Marcus ve dostları sınavlardan geçerken birbirine daha çok bağlanıyor ve bir aile oluyor. Vampirlerle dolu bir dünyadaysanız aile olmak için kan bağına gerek yoktur, sadakat sizi birbirinize bağlar. Kendi fikrim olarak kitabın devamında dostlukların sınanmasını görmeyi çok isterim. Dostluk ilişkilerinin hasar görmesi bu hikayeye çok yakışır. Keyifle okuduğum kitabı sizlere de tavsiye ediyorum ve keyifli okumalar diliyorum.