·352 syf.··Beğendi
···Okunma: 13 Temmuz 2022 18:28 Sevgili dost; Aşkın sırrını azda olsa kavramak için Aşıkların zühdüne ve takvasına vakıf olmak gerekir.
Mustafa Necati Bursalı'nın okuduğum ilk eseriydi. Çok beğendiğim için son da olmayacak biiznillah. Okurken, bir alemden başka bir alemde buldum kendimi.
Aşk, aksayan ayağı ile cihada koşan, Amr b. Cemuh radıyallahu anh gibi:
"Allah'a yemin ederim ki, ben Cennet'i özlüyorum!" diyebilmektir.
Aşk, İbrahim b. Edhem Hazretleri gibi "Sabır adlı bir bineğim vardır. Başıma bir bela gelince hemen onun sırtına binerim. Şükür adlı bineğim vardır. Nimete kavuşunca onunla olurum. Rıza adlı bineğim vardır. Bir kazaya uğrayınca benim imdadıma koşar. O zaman da onun sırtına binerim. Bir de nefsim beni bir şeye zorladığı zaman düşünürüm ki, ömrümün çoğu gitmiş azı kalmıştır. Bu durumu hatırlayarak nefsimin arzularına uymaktan son derece sakınır, Rabbimin itaatine koşarım! Ve hep Rabbime güvenir, Rabbime tevekkül ederim!..." diyebilmektir.
Aşk, Taifte bir güneş gibi doğan, Kavmini islama davet eden Urve b. Mes'ud'un (ra) Habibi Neccar gibi şehadet şerbetini içmesidir.
Mustafa Necati Bursalı hocanın ifadesi ile:
Aşk denizine dal da kuğu gibi yüzer ol,
Niye ümidin kırık? Selman ol, Ebu Zer ol!