Puan vermedi·408 syf.····Okunma: 13 Temmuz 2022 18:50 Sabahattin Ali,kısacık bir hayata, nesilden nesile miras kalacak eşsiz eserler sığdırmayı başarmış, vatansever bir aydındı. Sabahattin Ali. Yazılarıyla haksızlığa, baskıya ve dayatmalara başkaldıran,
aşka âşık bir sevda adamıydı. Kuyucaklı Yusuf", "İçimizdeki Şeytan", "Kürk Mantolu Madonna", bir dolu öykü ve çoğu şarkı olacak şiirler yazamayacaktı artık. Devlet eliyle öldürülecek, "Ankara" isimli yeni romanı da yarım kalacaktı. Başkentte devletin acımasız çarklarının nasıl döndüğünü, siyasilerin ve bürokratların kirli ellerinin nerelere uzanabildiğini yazacaktı mümkün olsa.Yazamadı.
Sabahattin Ali, Bulgaristan'a kaçmasını sağlayacak kişinin istihbarat ajanı olduğunun farkına varamadı. Kendisini, adı ölüm olan o dipsiz kuyuya bıraktı.
Sabahattin Ali din, dil, ırk, cinsiyet ayrımı yapılmayan, kavgasız gürültüsüz, barış ve huzur içinde yaşanan bir dünyanın vatandaşı olmak istiyordu. Gönlünde yatan aslan, tam da olarak buydu! Yazarın çektiği zorluklar, yazma mücadelesi, gönül dünyası, ve hazin sonu ve eserin ayrıca yakın cumhuriyet ve dünya tarihinde gelişen olaylara ışık tutması okumak için bir başka neden olabilir.
Osman Balcıgil İle Ela Gözlü Pars Celil’e romanı İle tanışmıştım muazzam bir eserdi . Yeşil mürekkep romanı ise beni daha çok sarstı ve tarihin bir kez daha gerçek yüzünü görmüş olduk emeğine sağlık büyük yazar …Yeşil Mürekkep acılı kuşağın mücadelesini tarihe not düşen emsalsiz bir roman.
Başına indirilen bir odun parçasıyla, kanlar içinde yığıldı yere. Yeşil mürekkepli dolmakalemi düştü cebinden. Çantasından, yeni romanının sayfaları savruldu etrafa. Yazıları yetim kalmıştı. Biricik kızı Filiz de öyle. Gözleri bir daha açılmamak üzere kapanırken, cüzdanında güzel Aliye'nin fotoğrafları da ağlıyordu.
Bu ülkeden iyiki SABAHATTİN ALİ geçmiş …!
Başın öne eğilmesin
Aldırma gönül aldırma