·376 syf.··Beğendi
···Okunma: 14 Temmuz 2022 21:49 "Mutlu olan bir kahraman söyle bana."
Düşündüm. Herakles delirip ailesini öldürmüştü. Theseus karısını ve babasını yitirmişti; Iason'un eski karısı, yeni karısıyla çocuklarını katletmişti; Bellerophontes Khaimara'yı öldürmüş ama Pegasos'un sırtından düşüp sakat kalmıştı.
"Söyleyemezsin."
"Söyleyemem."
"Biliyorum. Hem ünlü hem de mutlu olmana asla izin vermezler." Tek kaşını kaldırdı. "Sana bir sır vereceğim."
"Söyle."
"Hem ünlü hem de mutlu ilk kahraman ben olacağım."
Böyle demişti Akhilleus ama kader ağlarını çoktan örmüştü. Mutluluk sona erecekti. Troya savaşı hayatlarını değiştirecekti.
Son zamanlarda okuduğum en akıcı kitap oldu. Daha önce Ben Kirke'yi okumuş biri olarak şunu söyleyebilirim: Ben Kirke de akıcıydı elbette ama Akhilleus'un şarkısı bir başkaydı. Akhilleus ve Patroklus'un birbirine olan aşkı, bağlılığı... Kesinlikle mitolojiseverlerin okuması gereken bir kitap. Yer yer Akhilleus'a sinir oldum. Gururu yüzünden çok şey kaybetti ama zaten kaderi belliydi. Olacakların önüne geçilmezdi. Okuduğum için mutluyum, bittiği için üzgünüm.
Son olarak umarım Akhilleus ve Patroklus yeraltı dünyasında da birbirini bulmuş ve sıkıca birbirlerine sarılmışlardır. Huzur içinde uyuyun.