10/10
·308 syf.··
Beğendi
·
2022 15. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 22 Temmuz 2022 11:30
Bir iki yıldır kitaplıkta bekleyen bir kitaptı. Ne hikmetse sürekli aklımda olmasına ve hatta kapağını her görüşte içimin erimesine rağmen kısmet olmamıştı okumak. 2022’nin bir yaz günü Ayvalık’ta başladım okumaya… Şimdi herkesin kitap eleştirmeni ve yorumcusu olduğu günümüz sosyal medyasındaki meşhur klişeden söz etmiş olacağım son derece rahatsız olarak ama demekki gerçekten zamanını beklemiş kitap. İnsanın yaşadıkça, gördükçe ve hissettikçe edindiği tecrübeler, bakış açıları ve belki de kısaca feraset olarak adlandırabileceğimiz kazanılmış durum, bir kitaptan ya da izlediğiniz bir filmden aldığınız hazzı ve yaptığınız çıkarımları önemli ölçüde etkiliyor. Bu kitap da iyi ki bu yaşımda okudum dediğim olağanüstü müthiş güzel bir kitaptı. Bir adam, karısı ve esas kız hizmetçi Judit’in ekseninde kurulan hikâye sakın sizi basit bir yasak aşk hikâyesi okuyacağım yanılgısına sürüklemesin. İşin aslı hiç öyle değil çünkü! Evet adam Judit’e aşık oluyor ve evet karısından boşanıp Judit ile evleniyor ama işte olay hiç de o kadar basit değil. Kitap 3 bölumden oluşuyor ve hikâyeyi önce ilk eşin ağzından dinliyoruz, sonraki bölümde ise erkeğin ağzından. Son olarak da esas kız Judit sahne alıyor ve işin aslını ve sonrasını anlatıyor. Tabii bütün bunlar müthiş bir edebiyat yaratılarak aktarılıyor. “Bunlar nasıl güzel tasvirler, bu duyguyu da mı düşündün yazdın, nasıl da bilip anlatamadığım şeyi böyle güzel dile getirdin be adam!” diye diye okudum kitabı. İnsan ruhunun derinlikleri ele alınırken bir yandan toplum hayatı, burjuvazi, kültür, zenginlik daha doğrusu variyet ve sosyal hayatın sair birçok katmanı da çok incelikli şekilde işlenmiş. Arka planda ise ikinci dünya savaşı sırasında kuşatma altına alınan ve talan edilen güzel Budapeşte’de yaşanan hüzün var… Köprülerle birlikte yıkılan ve yok edilen hayatlar ve zamanla ölen kültür… Budapeşte bende hep bir hüzün duygusu yaratmıştır zaten. Bu kitabı okurken de Budapeşte’nin güzel ve zarif sokaklarında gezinirken hissettiğim duyguları daha iyi anladım. Macar edebiyatını seviyorum. Magda Szabo ve İmre Kertesz’den sonra okuduğum üçüncü Macar yazardı Sandor Marai… Elbette son okuma olmayacak! Çok tavsiye ederim :)
İşin Aslı, Judit ve SonrasıSándor Márai · Yapı Kredi Yayınları · 20194,512 okunma
·
17 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.