·168 syf.····Okunma: 22 Temmuz 2022 23:17 Yıllardır bir çok tartışmaya neden olan, hakkında binbir türlü söylentiler olan ve hâlâ gündemden düşmeyen mesele Köy Enstitüleri!!
Kapatılmasa idi yok şöyle olurdu, yok böyle olurdu, bu halde olmazdık, Amerika talimatı ile kapatıldı... Bir sürü söylenti dönüp duruyor. Hangi fikirden olursa olsun çoğu insan da bu kadar söylemin üzerine araştırmadan söylenenlere itibar edip hayıflanmaya devam ediyor. Uzun yıllardır bozuk eğitim sistemini neredeyse buna mâl ediyor.
Meselenin baska bir boyutunu da bu yayından okuyoruz...
Köy Enstitüleri'nin en büyük amaçlarından biride komünist-marksist ideolojiyi yaymaktı. Özellikle "Hasanoğlan Enstitüsü" bu konuda başı çekiyordu. Türkiyede bir işçi sınıfı olmadığından amaçlarını köylüler ile neden gerçekleştirmesinlerdi??
İdeolojik tarafı bir yana bırakırsak amaç köylüyü eğitmek olsada bu enstitüler köylünün üzerinde bir yüktü. Çünkü her şey köylünün sırtına yüklenmişti. Bina yapımında daha çok köylü çalışacak, öğretmenin geçimini toprak ve hayvan vererek köylü karşılayacak, itiraz edeceği bir yer yok çünkü İnönü ve Hasan Âli Yücel sayesinde Enstitülerin yetkileri sınırsız ve buralara, Enstitü müdürlerine itaat etmeyenlerin cezası büyük!! Vali bile karışamıyor.
Sınıfsız toplumdan bahsedenler köylü-şehirli ayrımının da büyük ölçüde önünü açıyor. Enstitüye sadece köylüler kabul ediliyor, her bakımdan Enstitüler şehir okullarından ayrıcalıklı, burada görev yapan öğretmen 20 yıl boyunca oradan ayrılamaz...öğretmen geçimini sağlamak için toprağı ekip, hayvanına bakacak eğitim mi verecek??
Bunu kötüye kullanan öğretmenlerde olmuştur.
Çok partili hayata geçiş dönemi ile birlikte sorunlar ciddi şekilde mecliste yer almaya başlamış, artık şikayetler mecliste dile getirilerek çözüm yollari aranmıştır. Rakiplerinin de ortaya çıkması ile iktidar partisi göz yumduğu konulara dahil olmuştur.
Enstitüler yaygara koparıldığı gibi hemen kapatılmamış ıslah edilmiştir. O dönem kapatılan tek enstitü fitne yuvası Hasanoğlan Enstitüsü'dür.
Enstitülerin faydaları olmuş mudur, olmuştur elbet. Fakat eğitim yerine ideoloji merkezi gütmesi, genç Cumhuriyet adına büyük tehlike arz ediyordu.
Sözün sonu, artık geçmişi bir yana bırakarak şimdiye, şimdiki eğitimin içler acısı haline odaklanma vaktidir. Eğitim her geçen gün kan kaybetmektedir. Yeterli eğitim çoğu yerde verilmemekte, içi boş müfredatlar, sınıfta bırakmanın veli iznine bağlı olması, sınavlarda sıfır çeken binlerce öğrenci, öğretmene mobing uygulamaları, okullarin siyasete batması...içler acısı durumun örnekleridir.
Geçmişten elbet ders çıkarmak lazımdır. Fakat bugüne odaklanıp sorunlara ciddi şekilde odaklanma vakti elzemdir!