HAYATIMDA BİR KİTABI OKURKEN HİÇ BU KADAR AĞLAMAMIŞTIM
Belki Bir Gün, sen bana naptın öyle ya. Okurken için dışıma çıktı resmen. O kadar mı içten, samimi ve kalbe dokunan bir kitap olabilirsin kitabı okurken sayfaları nasıl çevirdiğimi, o satırları nasıl okuduğumu ve kalbimin nasıl paramparça olduğunu anlatamam size. Şu ana kadar çok fazla kitap okudum ama beni bu denli üzen bir kitap daha önce olmamıştır. Üzen, ağlatan olmadı mı oldu ama bu kadar değildir herhalde
Kadın karakterimiz var Sydney. Pislik bir erkek arkadaşı tarafından aldatılıyor (yüzsüz Hunter olur kendisi). Ah birde aldattığı kişiyi görün siz kızın en yakın ev arkadaşı Tori. Bizim kızımız müzikle ilgileniyor tabii. Neyse karşı apartmanın balkonunda oturan ve kendisi gibi müzikle ilgilenen çok tatlı, sadakatli ve bir o kadar da ikilemli erkek karakterimiz Ridge var Ridge, Sydney'in aldatıldığını biliyor ve ona söylüyor sonrasında Ridge'nin yanına taşınıyor ve beraber müzik yapmaya başlıyorlar derken müzik ve kalpleri onları birbirine yakınlaştırıyor. Ama olabilmeleri çok çok çok zor ve bir o kadar da (okuyunca anlarsınız) buldum ettim terslemesi gibi bir durum. İkisi de ne olursa olsun birbirlerine karşı hep dürüst oldular. Kitapta ben bu durumu çok sevdim hatta hiç uzatmadan bu aldatılma mevzuları falan çok hızlı başlıyor ve direkt asıl konuya giriş yapıyor bu şekilde olması kitabı daha okunaklı kılmış. Karakterler de çok güzeldi tabii Tori ve Hunter hariç. Warren... Ridge'nin ev arkadaşı. Çok tatlı ve esprili. Ridge, çok sadık ve düşünceli biri, Sydney çok güçlü ve ne istediğini bilen bir karakter. Maggie, ah Maggie hüzünlü kekim. Çok duygusal, bir o kadar da güçlü ve kararlı. @colleenhoover resmen neştersiz ameliyat yapıyor bu kitapta. O kadar etkili, kalbe dokunan ve yoğun dram söz konusu ki. Kitap boyunca ara ara gülsem de sürekli ağlayıp gözlerim doluyordu.