·235 syf.··Beğendi
···Okunma: 13 Ağustos 2022 10:30 Hem hiçbir şeyin hiçbir yere bağlanmadığı hem de her şeyin birbiri ile ilintili olduğu dokuz tane öyküden oluşan bir kitap bu. Öykülerde yirmili yaşlarındaki kadınların hayatlarından kesitler yer alıyor.
24 yaşıma girdiğim bu hafta, Eylül Görmüş'ün tavsiyesi üzerine aldım. Bana bir şeyler anlatmasından ziyade beni anlamasıydı bu kitaptan beklentim, öyle de oldu. Elimden bırakamadığım ve okurken hiç yorulmadığım bir kaç gün için çok mutluyum. 24 yaşın yüreğime serptiği hüznün aslında evrensel bir durum olduğunu öğrendiğim için çok mutluyum. Mutlu olamamanın normalliğini savunan böyle kitaplar olduğu için de çok mutluyum.
Cümleleri çok yalın fakat çok etkili olan yazarları ben hep çok seviyorum. Flores de öyle bir yazar -bence-. Türkçe'ye çevrilmiş başka bir eserinin olmaması üzücü.
İsterim ki tüm yalnız ve mutsuz hisseden, ne sebeplendirebildiği ne de sonuca varabildiği bir kederle hergün yaşamak zorunda kalan kadınlar okusun bu kitabı. Çünkü teselli; illa da size bizzat söylenen cümlelerde değil, sizle aynı histe birleşen başka kimselerin hikayesini bildikçe de bulunabiliyor. Hatta bence en samimi teselli ancak o şekilde bulunuyor. Yirmisinin ortasında birdenbire çok yorgun hisseden tüm kadınlara sarılmak istiyorum. Mesela bu kadar şeyi de öyle bir kadın denk gelirse de okursa diye yazıyorum. Ben de senin olduğun yerdeydim, bunu bil diye.