4/10
·112 syf.··
2022 47. kitabı
Olabilecek en basit ve sağlam konulardan biri olan kendini keşfetme ve bir kaybın acısı temalarını alıp böyle başarısız bir kitap yazdığı için yazar kendinden utanmalı bence. Yo yo. Abartmıyorum. Dün kitabı bitirdiğimden beri düşünüyorum. Acaba ben mi yanlış anladım bir şeyleri diye. Ama yok. Yazar sahiden de batırmış. Yani bir de son yazıda kitabın kendi yaşadığı yerde geçmesini istediğini, yaşanmış bir hikâye olduğunu falan söylüyor. O zaman çok daha iyi bir anlatımı olması gerekmez miydi? Ne bileyim sürekli zamanda ve mekânda yerli yersiz atlayıp durmaktansa belli bir zaman çizgisi takip edemez miydi? Beni yanlış anlamayın! Bir kitapta zaman atlamasının yeri ve önemini anlamayacak kadar taze bir okur değilim. Ama bunun da düzgün bir şekilde yapılması gerekir. Ve hayır. Bu kitaptaki atlamalar yazarın “tarzından” dolayı böyle değildi. Bayağı beceriksizlik ve hatta baştan savmalıktı yaptığı çünkü. Öte yandan yazarın kitaptaki duyguları kesinlikle tam olarak verememesi beni çok üzdü. Bir ebeveynin kaybını, o tarihte Brooklyn gibi bir yeri geç yepyeni bir şehirde 8 yaşında annesiz bir kız çocuğu olarak yerini bulmaya çalışmanın zorluğunu ya da etrafında olup bitenler hakkında seni aydınlatmayan bir babanın ilgisiz ilgisini kesinlikle tam olarak verememiş. Evet, kitapta bunlar vardı ama sürekli zaman, mekân ve düşünceler arasında atlayıp zıpladığımız için asla birini tam olarak alamadık yazardan. Peki, bu yazar neden ödül almış? Benim fikrimce batı dünyası hala siyahların -ya da genel olarak onlardan olmayanların- ülkelerine gelip hayatta kalmak için gösterdiği çabaları, dağılan ailelerin trajedisini, kimlik ve inanç bunalımlarını okumaya bayılıyor. İşbu sebeptendir bu kitabın ödül alması. Yoksa asla edebi bir başarı ya da kurgusal bir derinlik yok ortada. Özetle bu kitabı gördüğünüzde almayın ve o kazandığınız bir saati sevdiğiniz başka bir kitabı tekrar okuyarak harcayın.
Bir Başka BrooklynJacqueline Woodson · Hep Kitap · 2017136 okunma
86 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.