Kitabın tanıtımında son yazsa da sonu gerçekten son gibi olsa da son olmayan kitap. Serinin biri çevrilmiş Şebeke Etkisi iki kitabı daha var. Okuyalı beş saatten fazla oluyor ancak seriye şimdi olduğu kadar hızlı devam edemeyeceğimin farkındalığıyla kısa bir bunalıma girmiştim, ancak toparlanabildim. Okuduğum her sayfada Katilbot'a daha fazla bağlandım. (Evet, hala bir adı yok.) Dördüncü kitaba kadar okuyup da Katilbot'a bağlanmayacak kimse yoktur.
Kendisi görevi dışında bir şeye umursamamaya programlanmış olsa da sistemdeki bir hata sonucu yaptığı katliamın tekrarının olmayacağına emin olmak için kendini hackleyip bağımsızlığını kazanan bir GüvBirim. İstediği tek şey dizi izlemek olduğu halde insanlara yardım edebilmek için defalarca kendini tehlikeye attı. Hatta son bölümde hafızasını kaybetmekten kılpayı kurtuldu. Keyif alarak, eğlenerek (özellikle şirket mürettebatına el hareketi çekip Gurathin'in neredeyse boğulmasına neden olduğu sahne sgdgdjdhj) okudum. Serinin dördüncü kitabında bile aynı heyecanla okumak kitapların ne kadar iyi olduğunu gösteriyor.
Serinin son kitabını (şimdilik) okurken, bu kitapların ritmine ne kadar alıştığımı fark ettim. Aynı zamanda katilbotun espirili üslubunu, saniyelik aksiyon olayları, tek kaynağının diziler olduğu stratejilerinin (İşlerin feci şekilde karman çorman olma ihtimali vardı ama yine de yapılabileceği kanaatindeydim. Derken işler feci şekilde karman çorman oldu.) ve beş para etmez modülleri yüzünden (Üstelik ihtimalin daha yüksek çıkmamasının tek sebebi, son tanısal testime göre risk değerlendirme modülümde bir dengesizlik olmasıydı. [Biliyorum, bu bilgi benimle ilgili pek çok şeyi açıklıyor.]) işlerin sürekli ters gitmesi ama her zaman kendine özgü bir şekilde halledebilmesini özleyeceğim.
İnsan dostlarını sahiplenme biçimi biraz sıradışı olsa da (Peşimden GüvBirimler göndermeleri ayrı şeydi, müşterimin peşinden göndermeleri ayrı şey. Hiç kimse böyle bir şey yapıp da paçayı kurtaramazdı.) onun bir GüvBirim olduğunu ve insan olmayı bırak insana benzemekten bile hoşlanmadığını düşünürsek gayet normal. Buna rağmen, olaylar karşısında kimliğini gizlemek için, fiziksel özelliklerini insana benzetmeye çalışırken, yaptığı seçimlerle ve hatta farkında olmadan ağzından çıkan sözlerle insan olmaya daha fazla yaklaşıyor.
Normalde inceleme yazmakta her zaman zorlanan ben bu seriyi yazarken en az yarım sayfa harcıyorum ve kesinlikle yetmiyor. Umarım en kısa zamanda seriyi bitirebilirim.
Çıkış StratejisiMartha Wells · İthaki Yayınları · 2020310 okunma