Puan vermedi·175 syf.····Okunma: 22 Ağustos 2022 11:35 Saygıdeğer öğretmenimin kaleminden çıkan üç arkadaşın hikayesi. Kendisinin ilk kitabı olmasına karşın betimlemeleri, sözcüklerin kullanımı, cümlelerin ahengi gerçekten yıllarını yazarlık yaparak geçiren bir yazar hissi verdi bana. Emine hocamı her zaman ilham kaynağı olarak gördüm, yazarlık dünyasında umarım daha çok eserini görme şansımız olur. Gelelim kitabımıza; Erkek ve Kadın olarak iki bölümden oluşan ve bu iki ağızdan dinlediğimiz kitapta aile, arkadaşlık, aşk, çaresizlik, ihanet, pişmanlık, kadın olmak, toplum baskısı gibi temaların işlendiğini görüyoruz. Orhan ve Şebnem’in içsel düşüncelerine yolculuk yapıyoruz. Mutsuz bir ailede büyüyen Şebnem kendisine mutlu bir aile kurmaya çalışıyor ve bu aileyi kurmak için belki de benliğinden vazgeçiyor. Kimi zaman kalbimizden geçeni yapmaya cesaretimiz olmaz, mantıklı olanı yapmaya odaklanırız. Peki bu bize mutluluk verir mi? Yoksa bir ömür pişmanlığını duyacağımız bir yük mü olacak? Şebnem bu hislerin pençesinde kendisine bir hayat kurmuş. Orhan ise hırslarının yön verdiği şekilde hayata uyum sağlamaya çalışmış. Bu hayat ikisi için ne getirecek?… Kitabın dili akıcı, kısa sürede okuyabileceğiniz sıkmadan anlaşılır ve açık bir dille yazılmış. İki farklı insanın erkek ve kadın olarak kurulan dünyasının çok iyi yansıtıldığını düşünüyorum. Hikayenin sonlarına doğru hafiften bir gerilim dahi verdiğini söyleyebilirim. Kadının toplumdaki yerini, kadın üstünde oluşturduğu baskıyı derinden hissettim. Son bölüm vermek istenen mesajla uyumlu şekilde bitmiş. Merak uyandıran bu kitabı tavsiye ediyorum.
“Aidiyet betondan yapılmış, özgürlük deniz kumundan. İçimde sallanıp duruşum bu sebepten.”