Gönderi

7/10
·184 syf.··
2022 57. kitabı
Diyelim ki, ağır ameliyatlık hastayız, yani, beyaz masadan, bir daha kalkmamak ihtimali de var. Duymamak mümkün değilse de biraz erken gitmenin kederini biz yine de güleceğiz anlatılan Bektaşi fıkrasına, hava yağmurlu mu, diye bakacağız pencereden, yahut da sabırsızlıkla bekleyeceğiz en son ajans haberlerini. Diyelim ki, dövüşülmeye deşer bir şeyler için, diyelim ki, cephedeyiz. Daha orda ilk hücumda, daha o gün yüzükoyun kapaklanıp ölmek de mümkün. Tuhaf bir hınçla bileceğiz bunu, fakat yine de çıldırasıya merak edeceğiz belki yıllarca sürecek olan savaşın sonunu. Diyelim ki hapisteyiz, yaşımız da elliye yakın, daha da on sekiz sene olsun açılmasına demir kapının. Yine de dışarıyla birlikte yaşayacağız, insanları, hayvanları, kavgası ve rüzgarıyla yani, duvarın ardındaki dışarıyla. Yani, nasıl ve nerede olursak olalım hiç ölünmeyecekmiş gibi yaşanacak... “ Nazım HİKMET Bazen çıldırtıyor ölümün kaçınılmazlığı. Gerçek olamaz, “ben” ölemez gibi geliyor. Dehşete kapılıyorum. Ama yaşamak da kaçınılmaz. Ve bir çok insan için büyük bir mücadele, acılarla dolu bir savaş. Evini bırakmak; açlık yüzünden, savaş yüzünden, afetler yüzünden…Hep içinde yaşatmak, bir gün yeniden görebilmek umuduyla. Hikaye oldukça sürükleyiciydi. Ama daha edebi bir dille yazılmalıydı.
AnnemJorge Fernandez Diaz · Bilgi Yayınevi · 029 okunma
·
145 Gösterim
Yorumlar
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.