#okudum bitti
"Can bedenden çıkınca değil,umudunu kaybedince öldürmüş insan..."
"Meğer türkü diye fabrika duvarlarına haykırdığım sözler, içimdeki isyanmış."
"İnsan gelecek planı yaparken kader çoktan noktayı koymuş oluyor bile."
"Ah sevgilim,ah! Bir insanın bir insanı göresi gelmesi ne demekmiş,hiç bu kadar kuvvetle anlamamıştım."
"Yanmayı bildiğim halde ateşe dokunmak"
"İnsan uzaklara giderken yanında götüremediklerini yüreğinde taşırmış."
Şimdi gelelim kitabımızın konusuna;
Köyde annesini kaybettikten sonra babası eşi ve bir oğluyla yaşayan Cevdet Bey babasını zorla ikna edip üç senelik çalışmak için Almanya'nın yolunu tutmuş. Almanya'da fabrika çalışmanın dışında başka işlerde de çalışarak para biriktirip dönmeyi düşünürken evladının ve eşinin hasretine dayanamayarak onlarıda yanına aldırır. Her ne kadar babasını köyde yalnız bırakmak hoşuna gitmesede buna mecbur kalmıştır.
Üç senelik çalışma diye gittiği gurbette elli yıl gibi bir süre çalışıp memeleketine dönmüştür. Ama yıllardır ertelediği her ne varsa kiracısı Ferayeden gecikmiş olan kirasını istediginde Feraye'nin onun yüzüne haykırmasıyla ortaya çıkmıştı. Cevdet Bey artık eskisi gibi değildi.Hayatında ciddi değişimler bu olaydan sonra başgöstermistir. Cevdet Bey yurdunda #almancı #gurbette yabancı olarak anılan birinin yolculuğuna çıkmak beni çok mutlu etti. Yazarımız o kadar içten samimi bir şekilde yazmış ki kitabı okurken kendinizden satırlar bulacaksınız. Hayat ertelemeye gelemeycek kadar kısa önemli olan bunu erken farketmemiz ve yaşamak istedigimiz ne varsa zamanında yaşamalıyız .
Peki Cevdet Bey neyin farkına vardı?
Cevdet Bey ve ailesini neler bekliyordu?
Cevdet Bey ne gibi değişimler geçirdi?
Daha fazlası için kitabı mutlaka temin edip okumanızı öneririm. Ben Cevdet Beyi çok severek okudum