Azimli, disiplinli, hırslı bir avukat olan Dannie, mükemmel geçen iş görüşmesinden sonra sevgilisi ile çıktığı yemekte nihayet evlenme teklifi alır. Her şeyin güzel ilerlediği gecede içi geçen Dannie, uyandığında kendini hiç bilmediği bir çatı katı dairede, hiç tanımadığı bir adamın yanında bulur. Ulusal bir kanalın olduğu televizyonda ise tarih bulunduğu tarihten beş yıl sonrasını göstermektedir. Ne olduğunu, neler döndüğünü anlamaya çalışırken kendini o yabancı adamın kollarında bulur. Karşı koyamayacağı kadar yoğun duygular doğrultusunda kendini bırakır ve tekrar gözünü açtığında yine kendi zamanına döndüğünü fark eder. Yıllarca her şey seyrinde ilerlemeye devam eder ta ki Dannie, o yabancı adamla gerçekten karşılaşana kadar...
Tek bir günde çabucak bitirdiğim kısacık bir kitap oldu. Başlamadan önce güzel bir aşk hikayesi okuyacağımı düşündüm ama hiç öyle olmadı. Bir süredir romance okumamıştım o yüzden kendime Bu kitabı seçtim. Kesinlikle yanlış seçimmiş... Okurken romantik duygulardan çok kalp sıkışması hissettim. Yorumları okumadım, insanlar ne düşünüyor bilmiyorum ama ben üzücü bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Dannie'nin nişanlısına bağlı kalmaya çalışmasını, ondan vazgeçememesini ama aynı zamanda da onunla evlenmeye bir türlü cesaret edememesini o kadar iyi anlıyorum ki. Rüya mi yoksa önsezi mi bir türlü karar vermediği görünün onda nasıl duygular uyandırdığını, o adamın ona kısacık zamanda yaşattığı duyguyu nişanlısının yıllardır yaşatamamış olmasının altında kendine bile itiraf edemeden ezilmesini anlayabiliyorum. Her ne kadar anlasam da bu ilişki de tarafım Dannie değil. Nişanlısı David'in asıl mağdur olan olduğunu düşünüyorum. Adam kıza gerçekten aşıktı, onu seviyordu ve ona sürekli zaman tanıyordu. Dannie'nin sırf David hayatından çıkarsa ne yapar bilemediği için David'in on yılını çalması haksızlık geliyor bana. Dannie'nin cesaret edip adamdan ayrılamamasını anlamakla birlikte asla hak vermiyorum. Bence bu hikâyede yanan David oldu.
Ama kitabın asıl konusu bu değil. Kitabın asıl konularından biri o yabancı adamın kim olduğu ve Dannie'nin hayatına nasıl dahil olduğu. Diğeri ise Dannie'nin küçüklükten beri en yakın arkadaşı olan Bella...
Dannie ve Bella'nın arkadaşlığı çok sağlıklı olmasa da o kadar uzun zaman süren her arkadaşlık gibi geldi bana. Ailesinden hiç ilgi görmeyen Bella'nın annesi haline gelmiş Dannie ama burada toksik olan kısım Bella'nın bunu istememesi ama söyleyememesi bence. Bana göre Bella Dannie'den çok daha iyi bir karakterdi. Başrol o da olabilirdi gibime geliyor. Kitapta Bella ile ilgili çok ciddi olaylar var ve bence asıl akışı bunlar sağlıyor ama ne yazık ki söylersem büyüsü kaçar.
O yabancı adamın adı ise Aaron. Yıllar sonra bir şekilde Dannie'nin hayatına dahil oluyor. En çok bu ıkili hakkında konuşmam gerekiyor belki ama eğer konuşursam bütün kitabı ve sonunu söylemek zorunda kalırım o yüzden sadece saçma sapan bir durum yaşadıklarını söylesem yeter.
Kitap kısa tutulmak iştenmiş tamam ama çok az yan karakter olmasına rağmen onlara da yeterince değinilmemişti. Yan karakterlerin cinsiyetlerini anlamakta bile zorluk çektim. Dannie'nin patronunu belli bir noktaya kadar erkek sanıyordum meğer kadınmış... O derece yani. Mesela bir doktor mevcut kitapta ama onunda kaç yaşında olduğunu bir türlü kestiremedim.
Kitabın sonuna da anlam veremedim çok fazla. Açık uçlu bir şekilde kaldı. Ben kesin bir son beklemiştim nedense. Deli gibi yazarla konuşup ne düşündünüz kafanızda, sizce hayatları nasıl olacak bundan sonra diye sormak istiyorum. Bu istek yazar için bir başarı demek mi emin değilim.
Sonuç olarak bazı eksik ve sıkıntılı noktalar olsa da bence okunası bir kitaptı. Ben okurken keyif aldım.