Bu kitabı @herayokuyanlarkulubu #ağustosayı #özelokumaetkinliği kapsamına almıştı. Hem kapağı hem de ismi dikkatimi çektiği için ben de kaptım kitabımı ve başladım okumaya.
Açıkcası daha önceden yazardan da kitaplarından da haberdar değildim! (Evet, shame on me!)
Başlarda kitabın içine girmem de çok zor oldu çünkü pek benim tarzım değilmiş gibi geldi. (Yeap, double shame!)
Amma velakin!! O nasıl kafa açan bir kitap öyle.
Bildiğimi sandığım, benim için önemli olan kavramları, hayat değerlerimi tekrar sorguladım!
Adalet, namus, kader, dürüstlük, sevgi, aidiyet...
Her ne varsa insanı insan yapan, almış yazarımız ve acımasızca suratımıza çarpmış!
İyi de yapmış!!
Kendi yaşam değerlerim çerçevesinde kendi yolumda yürürken; kenarımda köşemde kalan, görmediğim, görmek istemediğim veya işime gelmediği için görmezden geldiğim her ne varsa burnumun ucuna kadar sokmuş emre timur !!
Hani insanı tepetaklak eden anlar olur ya, birden bakış açısı değişir... Duymadığını duyar, hissetmediğini hisseder... Öyle bir noktaya getirdi bu kitap beni.
Evet başlarda yavaş ilerledim, evet fazlasıyla iç konuşma ve melankoli var, evet durağan bir olay örgüsü hakim...
Tüm bunlar bile, benim bir kitabı okuyamamam için yeterliyken bu kitabı elimden bırakamadım. Benim için oldukça farklı ve çok dolu bir okuma süreci oldu.
Samimiyetle söylüyorum, yazardan okuduğum ilk kitaptı ama kesinlikle son olmayacak!