Gönderi

Unutmayın ki gerçekler her zaman önemlidir.
5/10
·318 syf.··
2021 17. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2021 17:17
Merhaba, bugün bu kitabı biraz eleştireceğim. Katılan olur olmaz, bu yazıcaklarım bir ‘tarihçi’ olarak benim düşüncelerim. Semerkant romanı malum çok popüler bir kitap. Ben popüler olan kitapları pek
Edebiyat
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,6bin okunma
··17 alıntı·
6 +1'leme
·
64,5bin Gösterim
75 Yorum
Bu eleştirilerinizi ben kabul etmiyorum birincisi bir tarihçi olarak halen nasıl Arapların Türklerle ne alıp veremediğine sözü getirdiğinize anlamış değilim siz değil miydiniz yıllardır bize yanlış anlatılıyor Araplar bizim dostumuz sadece İngilizlerin kışkırtmasıyla Şerif Hüseyin adındaki adamın Mc Mahon isimli gizli antlaşmayla bizi sattığını ve bu adama bağlı kalarak tüm Araplara bu suçu yığmanın hiçbir manaya gelmediğini anlatan siz tarihçiler değil miydiniz halen nasıl birçok Arabın Türklerle sorunu var diyebiliyorsunuz açıkça anlamış değilim Eleştirilerinize gelince sadece paragrafın ortasını alıp bu ithamlarda bulunmanız bence çok yanlış sonrasında büyük komutan Alparslan ile alakalı neler söylediğiyle ilgilenmemişsiniz ya da Melikşah’ı sadece o cümleden ibaret kılıp bırakmışsınız, Nizamülmülk hakkında da hiçbir eleştiri yazmamışsınız halbuki Melikşahtan çok o yazılıp çizilmiş ama siz onun hakkında sadece iki satırlık bir olumsuz eleştiri göremeyip altını çizmediğiniz için es geçmişsiniz söylemek istediğim sadece bir paragrafa bakıp değilde genel kitap üzerinden gitmenizi isterdim ‘Türkleri gömmüş’ ifadesi kullanmak ne kadar doğru acaba
Önceki 10 yanıtı göster
Böyle büyük tarihçiler için küçümseyici sözler sizi daha iyi tarihçi yapmıyor her şeyi siyasete bağlamayalım lütfen burda iki medeni insan gibi fikirlerimizi söylüyoruz. İncelemede yazdığınız delilin üç arkadaş olmadıklarını gösteren bir delil olmadığını gördük isterseniz siz birdaha bakın ne yazdığınıza bana her defasında söylemektense Bu arada amacım burda Arap seviciliği yapmak değil sizin kitap hakkındaki yanlış ithamlarınızı kabul etmemek.
3 yanıtı göster
Yazdıklarınızın çoğuna katılıyorum. Özellikle Sabbah, Nizamülmülk ve Hayyam'ın arkadaş olduğuna dair ile ilgili yazarın hayali bir kurgu yaptığı ortada ama kitap için baştan sona yanlış bilgiler içeriyor diyemeyiz. Mesela kimsenin bilmediği ya da araştırmadığı Rubaiyat'ın Titanicte batması gibi önemli bilgiler de vermektedir. Ayrıca ben dahil bir çok okur da Hasan Sabbah, Hayyam gibi kişilere bu kitaptan sonra ilgi duymuştur. Bu anlamda yazar başarılıdır. Tabii dediğiniz gibi araştırmadan yazılanları doğru kabul etmek de okurun hatası. Katılmadığım nokta ise yazarın "bir Arap olarak Türkler ile sorununun olması" dediğiniz bölüm. Aslında yazarın Türkler ile değil ama genel olarak Arap coğrafyası ile bir sorunu var. Eleştirileri hep Ortadoğu üzerine. Ortadoğu ve Arapların geri kalmışlığı üzerine eleştirilerde bulunur.
Arapların Gözünden Haçlı Seferleri
Arapların Gözünden Haçlı Seferleri
kitabında ağır bir şekilde Araplar'ı eleştirir.
Afrikalı Leo
Afrikalı Leo
kitabında Osmanlı eleştirisi karşımıza çıkar. Ayrıca anneanesi Türk'tür. Yaptığı röportajlarda Atatürk'ü öne çıkarır ve Ortadoğu'da Atatürk gibi liderlerin çıkmadığını eleştirir. Hatta dedesi Atatürk hayranıdır. Doğacak çocuğuna bu yüzden dolayı Kemal adını vermek ister. Çocuk kız olur yine Kemal adını verir.
Ölümcül Kimlikler
Ölümcül Kimlikler
kitabında-ki bana göre kesinlikle okunması gereken bir kitap- kimlikleri eleştiren bir kitap. Yani yazarın Türkler ile değil genel olarak Ortadoğu cehaleti ile sorunu olduğunu düşünüyorum. Amerikan popülistliğine de katılıyorum. Pamuk'un Avrupa'ya göz kirptigi gibi yazar da Amerika'ya göz kırpıyor.
Önceki 5 yanıtı göster
Cihat
Cihat
Maalesef öyle.;) Ben de görmedim.
Eğer bir inceleme yazacak olsaydım muhtemelen bu şekilde olurdu. Gayet eleştirel olmuş, beğendim. Eseri okumadan önce Türklerle ilgili aşağılamaları duymuştum. Ama kesin bir yargıya varmadan önce eleştirebilmek adına okudum ve bir şey fark ettim ki o da çoğunluğun “çok güzel eser, mükemmel eser, abi akıyor kitap” gibi güzellemelerine kanmamak lazım. Çünkü bir şey popülerleştikçe anlatılan alt metin de değerini yitiriyor. Değindiğiniz eleştiriler çok önemli çünkü edebiyat güzellemelerinin arkasına sığınan sanat sepet tayfasından böyle eleştirel bir inceleme görmek imkansız. Türkleri özellikle romanlarında oldukça tiksinerek sunduğunu düşünüyorum. Doğrusu Türkleri sevip sevmemesi benim skimde değil. Zaten okuduğum çoğu yazar sevmiyor. Ancak kızdığım nokta okuyucunun iki yüzlü bir tutum takınması. Sırf bir yazarı seviyoruz diye "hadi canım cahilce konuşma, belliki okumuşsun ama anlamamışsın" gibi savunmalar geliştirmek zavallıca. Ayrıca böyle bir izlenim edindiğimi söylediğim için yazara bok attığımı düşünen zevatlar oluyor. Tarih metodolojisinden habersiz tarihi roman yazınca ne yazık ki böyle komik eserler, fikirler, bakışlar ortaya çıkıyor. Popüler kültüre ayak uydurarak eleştiriden uzak edebiyat güzellemesi arkasına saklananlardan mantıklı bir bakış aramak abesle iştigaldir. Tekrardan inceleme için teşekkürler.
Yorumunuz için ben teşekkür ederim. Yorumunuza gelince, insanımız, tarihten yoksun olduğu için yazılanı doğru sanıyor ve yazılanları bir aşağılama olarak görmüyor.
1 yanıtı göster
Bir tarihçinin gözünden yapılan bu yorum oldukça hoşuma gitti. Zira kitabı okurken ben de bir Türk düşmanlığı sezmiş ancak bunu milli hasassiyetimin bir kuruntusu sanmıştım. Aynı zamanda kullanılan üslubun beni ciddi anlamda rahatsız ettiği noktalar oldu. Popüler olan kitapların çok iyi kitaplar olduğu, okunması gerektiği algısını yıkmamız gerekiyor. Çünkü sizin de değindiğiniz gibi bazı mevzular o kadar ince işlenmiş ki bilginiz olmadan yahut araştırmadan okuduğunuz takdirde anlatılan birçok şeye inanabilirsiniz.
Tek ben mi böyle düşünüyorum acaba diye arayışa girip bulduğum inceleme. Ellerinize sağlık.
Reklam
Domuzun ilk evcillestirilme tarihi Mö 8000 Çin ve Güneybati Asya (tufek mikrop celik sayfa 194) Domuzlara değmiş olabiliriz.
Yorum yapabilmeniz için giriş yapmanız gerekmektedir.