·472 syf.····Okunma: 08 Eylül 2022 00:00 Merhabalar Herkese
Size ilk iki kitabını 2021 Aralık ayında okuyup çok sevdiğim Kül prensesi serisinin son kitabı ile geldim. Kitap oldukça güzeldi ve akıcıydı ama ben son sayfayı çevirdigim zaman mutlu değil hüzünle doldum maalesef. (Neden mi? Kazanılan her savaşın büyük kayıplar sayesinde kazanıldığını bir kez daha okuduğum ve yazarın yazdığı açık kapılı son yüzünden.)
Herşeye rağmen seride en sevdiğim kitap oldu diyebilirim çünkü soluksuz okuduğum ilk iki kitaptan sonra ana ve yan karekterlerin çektikleri o kadar çileden sonra yazarın nasıl bir son yazdığını cidden merak ediyordum ve birazcık hayal kırıklığı yaşasamda genel olarak cevaplarıma kavuştum.
Kitabın başından sonuna kadar Theo halkı İçin mücadelesini asla bırakmadı. Elbette yanında güvendiği silah arkadaşları olmasa bir çok defa düştüğü yerden daha güçlü bir şekilde kalkamazdı.Her yıkımda bir kez daha güçlendi tıpkı anka kuşunun küllerinden doğması gibi oda yıkık bir ülkenin iktidarının sömürgeciliğine ve zulmüne karşı adeta küllerinden doğdu. Kızıl kraliçeden sonra okuduğum en güçlü kadın karekter oldu Theo anlayacağınız. Blaise ise ahh ahh..Beni kitapta en çok yıkan karekter oldu öyle bir sonu hiç hak etmemişti bence...
Genel olarak son kitapta tıpkı ilk kitap gibi okunması inanılmaz akıcı savaş stratejileriyle insanı büyüleyen fantastik ve distopik özellikleriyle kendine hayran bırakan bir kitap oldu benim açımdan.
Saray hayatının o entrika dolu koridorlarında dolaşırken arka planda müthiş zeki genç bir kızın yanında güvendiği dostlarıyla ülkesinde ki sömürgeciliğe ve zulme kafa tutmasını okumak isteyen herkese gönül rahatlığıyla önerebileceğim bir seridir.
Kitap dolu bir ömür geçirmeniz dileğiyle görüşmek üzere