Ahh be Dilber...
Kitaptaki kelimelerin genel olarak eski Türkçe olması okumayı zorlaştırsa da kitabı neden beğendiğimi açıklayım:
Kitabı okurken o içimdeki duygu durumu değişimine engel olamadım ve son sayfasına kadar deriiiiin bir öfkeyle okudum. Ne Dilber’e ne Celal beyeydi bu öfkem. Bu öfke Dilber ve Dilberlerin içindeki hapsedilmiş özgür ruhlarını diriltme isteğimden dolayı hapsettiricilere duyduğum öfkeydi bu. Neredeyse ağlayacaktım bu kitabı okurken tabi birkaç damlayı ağlamak saymıyorum. Gerçekten de yoğun öfkemden kaynaklanan yoğun hislerim bu kitapla beraber ilk kitap eleştirimi yapmamı da sağlamış oldu.