·432 syf.····Okunma: 18 Eylül 2022 00:00 Kitabın son sayfasını kapattıktan hemen sonra hissedilen şu duygu yok mu? Ben hep merak ediyorum, acaba karakterlerim şimdi ne yapıyorlar diye...
Patasana da yine sevgili okuma grubum sayesinde tanıştığım bir kitap oldu. Öncesinde 2-3 kitabını okumuştum yazarın, okumak aklımda yoktu başkasını açıkçası.
Yine grup ile araya eklenen Yalnızız, kütüphaneye bir türlü vakit bulup gidememem vb sebeplerle okumaktan da soğumuş, nasıl olsa yetiştiremem zoom toplantısına diye hevessiz başlamıştım okumaya. Hakkında olumlu olumsuz çeşitli yorumlar da vardı. Ama ilk sayfasından çekti beni kitap kendine ve okuttu her bulduğum fırsatta. Bir bölümde bugünü diğerinde milattan önce 700leri okuyarak sıkılmadan ilerledim. Kurgusunu sevdim. Okuyacak olanların heyecanına limon sıkmamak için detaylarına görmek istemiyorum ama çoğu yerde rastladığım; 'Sonunu tahmin etmek kolaydı.' görüşüne katılmıyorum. En azından ben beklemiyordum, farklı birinden şüphelenmiştim. Esra'nın bilmişliği, arkeologsun sen dedektif değil eleştirilerine de katılmıyorum, her karakteri çok sevdim. Kitabın bitmesiyle kendi arkadaşlarımdan ayrılmış gibi üzüldüm. Bunda kısa süreye bol okuma sıkıştırmanın etkisi de var galiba ki kendi hayatından kopup onlarla beraber yaşamaya başlıyorsun bir süre sonra.
10 puandan 9'a son anda inme sebebim baskın bir diyaspora propagandası kitaptaki. Yazarın görüşünü daha objektif sunmasını tercih eder, karakterlerin ağzıyla bunu dikte ettirmesini okumak istemezdim.
Alıntılayacak daha çok cümle, paragraf varken okuma hızım kesilmesin diye telefonu elime almaktan vazgeçsem de bir iki tanesini ekleyebildim yine de. Diğer alıntılara incelemelere de göz gezdirip kısa süreli arkadaşlarımla vedalaşacağım birazdan. Belki bir zaman sonra yeniden kesişir yollarımız, çağlar öncesinden seslenen Patasana'nın hikâyesindeki gibi.