Puan vermedi·144 syf.····Okunma: 25 Eylül 2022 12:26 Daha önce Murakami sayesinde japon edebiyatıyla tanışmamış olsaydım yarıda kalmışlık hissi veren bu belirsiz son beni hayal kırıklığına uğratabilirdi. Fakat bunun ayrı bir tadı olduğunu düşünüyorum artık. Ne kadar klişe bir düşünce şekli olsa da bir köşede yaşamaya devam ettiğine inanmak güzel bir his.
Oldukça sade ve akıcı bir üslup. Aslında bunu sadece biçim yönünden söylüyorum. Japon edebiyatının pek de sade olduğunu düşünmüyorum. (Hele Japon masalları..) Murakami okurken de aynı şeyi düşünmüştüm. Sade bir üslupla daha derin mesajlara işaret edebilmek. Ve okuyucunun bunu bir anda değil, zaman zaman kitabı düşünürken fark etmesi.
Hikaye devam ederken dikkatin bir kısmının da betimlemelere çekilmek istenildiğini hissettim. Özellikle de ortam, sokak betimlemeleri. Yol tariflerini kafamda canlandıramasam da ortamın vereceği aromayı* aldım sanırım. Süreç içinde mekanların geçirdiği değişiklikler sanırım bize belli bir dönemi işaret ediyor. Hikayede tarihleri net takip etmedim fakat 1911 yılında yazılmış olduğunu düşününce Meiji restorasyonunun son zamanlarına denk geliyor, zaten betimlemeler bana tahmin ettiğimden daha modern geldi. Her neyse bunu fark edebilmiş olmak benim için yeterli.
Hikayenin sonunda geçen ‘yaban kazı’ olayının hikayenin tam olarak hangi kısmına mesaj verdiğinden emin değilim sadece buna biraz üzüldüm. Yorumlarda spesifik olarak bu incelemeyi çok aradım.