işte şu yağmurlar, işte şu balkon, işte ben
işte şu begonya, işte yalnızlık
işte su damlacıkları, alnımda kollarımda
işte yok oluşumdan doğan kent
hiçbir yere taşmıyorum, kendime sızıyorum yalnız
ben dediğim koskocaman bir oyuk
koltuğun üstünde, aynadaki yansıda
bir oyuk!..
deniz de öldü sonra, martı da
suyu tutmak gibi bir şeydi hepsi
günler -seni anımsadığım zaman-
ne diyordum? yağmurlar, evet
üşümüyorum ürperiyorum sadece