Namıdiğer sıfırıncı cilt.Gerçekten de öyle çünkü bu cilt, Rüya’nın bir ayin sonucu hapsedilmeden önceki yaşamını ve yaşadıklarını anlatıyor.
Evren’de bir girdap oluşuyor ansızın.Çok tehlikeli bir girdap.Deli yıldızın sebep olduğu bir girdap.Savaş yaklaşıyor, yok oluş yaklaşıyor, evren ve evrenle beraber tüm canlılar, varlıklar yok olacak.Buna Sonsuzlar’da dahil.Tüm bunların sebebi ise Rüya’nın fazla merhametli davranması sonucu yok etmesi gereken bir şeyi yok etmemesi ama artık bunu daha fazla erteleyemez çünkü ya yok etmeli ya da yok olmalı.
Uzun mu uzun bir yolculuğa çıkıyor.Yolculuğunun bir kısmında kendisine bir kedi ve küçük bir kız katılıyor.O kadar dolambaçlı, uzun, zor bir yol ki bu, yine de devam etmekten başka bir şansı yok.Yolda babası Zaman’ı ve annesi Gece’yi de ziyaret ediyor Rüya ve Düşlem’ini, Evren’i kurtarmaya çalışıyor.Biz de ona bu renkli ve tehlikeli yolculuğunda eşlik ediyoruz.
Her bir cildi çok sevmiş ve hayran kalmıştım ama bu cilt çok bambaşka bir şey.Çizimleri o kadar mükemmel ki, en renkli, en olağanüstü resimlere sahip cilt bu kesinlikle.Serinin başından itibaren oluşan bazı sorularımıza cevap niteliğinde gerçekten.Nasıl hapsedildiğini ve hapsedildiğinde neden eski gücünün yerinde olmadığını, neden çok yorgun olduğunu anlıyoruz mesela.Serinin gerçekten son kitabı mı yoksa çıkacak başka kitap var mı bilmiyorum ama sonmuş hissi verdi bana.Eğer devamı varsa da seve seve alır okurum.