64 syf.
·2 günde·9/10
Öncelikle şu notu sizlere aktarmam gerek: Kitabı İş Bankası Modern Klasikler olarak tek öykü Amok Koşucusu olarak okudum. Çünkü Can Yayınları Amok Koşucusunu 7 farklı öykü olarak basmış içerisinde 7 farklı öykü var; günümüzde bu öykülerin hepsi ayrı ayrı bir kitap.

Klasik haline gelmiş bir cümle olacak ama elimde uzun zamandır duruyordu bu kitap. Romanların arasına kısa bir öykü kitabı sıkıştırmak için elime aldım. Aldım almasına da Zweig beni aldı sanırım kendi dünyasına.

Öylesine usta bir kalem ki... Betimlemeler, canlandırmalar, dil vb. resmen hikayenin içine yerleştirdi... Bu adamı okuyunca öylesine hızlı ve ondan ayrılmadan okumak istiyorum ki gerçekten çok farklı bir dili var. Devamlı bir okuma hırsına kapılıyorum bu adamda; e tabi kitapta kısa olunca kitap hemencik bitiveriyor.

Mükemmel bir aşk hikayesi yazmış Zweig. Öylesine aşık olmuş ki bir Amok Koşucusu olmuş... Amok Koşucusu ne ? O da kitabın içinde kalsın. Bütün duygulara, edebiyatın güzelliklerine hükmediyor sanki. Kitabın ismini zaten Can Yayınları olsun, İş Bankası Yayınları olsun duymuşsunuzdur ki klasik haline gelmiş artık bu eser. Öylesine güzel uzun cümleler kurmuş ki okuyorsunuz ama okuduğunuzdan sıkılmıyorsunuz ve o uzun cümlelerin güzelliğine vuruluyorsunuz. Karakteri ve eşyaları olağanüstü gözünüzün önünde gibi canlandırıyor Zweig.

Tüm duygulara hitap edebilen bir eser. Üzücü, çok kötü bir son var ki gerçekten duygulanmamak elde değil. Eser öylesine güzel ki; belki de öykü diyemeyeceğim kadar güzel bir roman gibi. Duyguyu karşıya çok iyi geçiriyor Zweig. Kesinlikle gözü kapalı tavsiye ederim.