·502 syf.····Okunma: 07 Ekim 2022 01:35 “I would beg,” he murmured. “For you, I would. You have fucking destroy me, Oraya. Do you know that?”
Öncelikle kitaba bayıldığım söyleyerek başlayayım. Kitabımız ana kadın karakterimiz Oraya’nın 20 yok önce bir katliam sırasında Bir vampir klanının Kralı olan Night King Vincent tarafından evlat edinmesiyle başlıyor. 20 yıl geçiyor, Oraya büyüyor, Vincent tarafından müthiş bir savaşçı olarak yetiştirilip yüzyılda bir olan Vampirlerin yaratıcısı Nyaxia için yapılan Kejariye katılıp kazanması için hazırlanıyor. Çünkü ailesini insanken bulamaz ve Kejariyi kazanırsa şampiyon olarak istediği bir şeye sahip olabilir. Sadece tanrıçanın verebileceği bir bağ için kullanıp kendini Vincent’la bağlayarak onun gücünü paylaşıp direk vampir olmak istiyor. Derken Kejari başlıyor ve başında bile Oraya çok büyük bir kayıp yaşıyor. Hayatta kalmak için ittifak kurması gerekli ve bunu da hiç tahmin etmediği bir yerden hatta düşmanı olan birinden buluyor. Her sınav gittikçe zorlaşıyor. Ve ittifak kurduğu kişiyle arasında yavaş yavaş bir şeyler oluşmaya başlıyor. Yarışma dışındaki hayatsa son derece zor. Savaş kapıda. Kitap açlık oyunlarının vampirli versiyonu gibi. Her sınavın zorluğu, vampirlerin vahşi doğası çok güzel işlenmiş. Oraya çok güçlü bir karakter, insan ve vampir olma arasında sıkışıp kalmış ama ona da kızdığım bazı yerler oldu tabi. Ama Raihn mükemmeldi. Her hareketi, sözü… İkisinin ilişkisinin gelişimini okumak da çok güzeldi. Kitabın son 50 sayfasını adeta yüreğim ağzımda okudum. Hiç beklemediğim şeyler oldu. Hem ağladım hem şaşırdım. Devamında olacakları da aşırı merak ediyorum. Açlık oyunları, vampirler, enemies to lovers temalarını seviyorsanız bu kitap tam size göre.