#okudumbitti
#CoşkunSalar
#Rose'a Konuşmalar
#170sayfa
#EkimAyı7ciKitap
"Bir seveni olacak
Elbet bunca acının.
Şu karanlık gecenin sonuna Güneş doğuran"
Bazen iki satırlık bir şiirde bulursun tüm duygularının özetini. Yakalar yüreğinden seni.
Ve bazen de birkaç sayfa ötede bulursun aşkın en saf halini.
"Ne feribot gözümde
Ne deniz
Ne de elinde simit
Koşan çocuklar
İçinde Deniz
Uyuyan martılar
Kim bilir!
Hangi cami kubbesi de seyrediyor beni
Unutun!!!
Bütün bu söylediklerimi
Yastığa varmak üzere başım.
Ve çok
Çok uzaklardan geliyor
Gülüşünü kuşanmış gözleri sevdiğimin....
Ve sonra dilin olur şiir, sesin olur, duygun olur isyanına tercüman olur.
"Şimdilik!!!!
Susma hakkımı kullanıyorum
Kaldırdım parmağımı söz
Hakkımı bekliyorum.
Baş eğişim mahcubiyet değil
Mağrurluğumun heykelini dikiyorum
Dilim ağzımın içinde dönüyor
Yüzsüzlerin astarına
Tükürecek günü bekliyorum.."
Belki de en çok sevdiğim şiirden bir son yazacağım şiir oldu. diyebilirim. En çok etkileyen cümle şu oldu 'tutulmuş bir dilek, yoğrulmuş bir ekmektin sen'. Nasıl güzel bir ifade değil mi? Hadi şimdi tamamını okuyalım
"Evet
Biliyorum.
Ayaklarımın üzerinde koşarken
Tutulmuş bir dilek
Yoğrulmuş bir ekmek idin sen...
Sevince güzelleşen çocuk yanaklarında..
Tut ki
Bir merhaba
Dar ve kalıpsız sokaklarda gülecek çocuklar
Sana diye
Sen diye
Gül diye sen..."
Ve son olarak sayfa 94 te olan" Uyandım" isimli şiiri keşke herkes okusa ve artık o dilediğimiz, istediğimiz uyanış başlasa diyerek bitiriyorum yorumumu. Sevgiyle.