Kitap Hakkında Düşüncelerim ve Sorularım
Bu kitap, okurken keyifli bir yolculuğa çıkarıyor. Eğlenceli, akıcı bir dili var ve bir yandan da hayatın içindeki gerçeklerle yüzleşmemizi sağlıyor. Yazar, kendine özgü yorumu ve samimi üslubuyla kitabı öyle bir anlatmış ki, bir günde bitirdim diyebilirim. Bazı kısımlarda bir kadın olarak kendimi gördüm; yaşadığım, yaşattığım ya da fark etmeden başıma gelen pek çok şeye kitapta rastladım.
Bunun bilincine varmak ve karşımızdaki insanlara karşı daha duyarlı olmanın önemini bir kez daha anladım. Ancak, kitabı okurken bir şeyler kafamda soru işaretleri bıraktı. Özellikle Haluk Bey karakterine dair bir noktada takıldım. Hayatımızda böyle insanlar gerçekten var: Bazen kaybetmekten korktuğumuz, bazen kaybetmekten korkmadığımız, ama bir şekilde hayatımıza dokunan insanlar… Bazen annemiz, bazen kardeşimiz, bazen en yakınımızdan biri oluyor bu kişi. İşte bu insanlara karşı tavrımızda, kolayca “hayır” diyebilmek ile tereddüt arasında gidip geliyoruz.
Haluk Bey, kitapta birçok konuda farkındalık yaratıyor; bize bir ayna tutuyor. Ancak bir soru sormak istiyorum: Siz hangi taraftasınız? İnsanlara bazı konularda yönlendirme yapmışsınız, ama çoğu durumda net bir tavır göremedim. Ne yapmamız gerektiği konusunda eksiklik hissettim.
Kitap, olan biteni anlamama yardımcı oldu, bazı şeyleri görmemi sağladı. Fakat bu konular hakkında ne yapmam gerektiğini söylemedi. Olayları genelleyerek anlatmayı seçmişsiniz, ama keşke somut bir fikir de verseydiniz. Madem bu kadar farkında olan birisiniz, neden bazı konularda daha açık yönlendirmeler yapmadınız?
Son olarak, kitap şunu çok iyi gösteriyor: Evet, hayatımızda böyle insanlar var. Bizi tüketen, ruhumuzu emen, varlıklarıyla enerjimizi azaltan insanlar… Ama bu kişilerin varlığını yok sayamıyoruz. Hayatın her yerinde, her köşesine sıkışmış durumdalar. Kitap, bu gerçekle yüzleşmemi sağladı. Ancak, bu tür insanlar karşısında nasıl davranmamız gerektiğiyle ilgili daha fazla öneri olsaydı, çok daha etkileyici olurdu.