Alıntıyla giriş yapalım
“Sadece kendi keyfini ciddiye alan, bir müddet sonra da akort tutmaz hale gelen insandan çıkan bütün sesler, gürültüdür. Vahyin notalar; her ibadetin akort yapmak anlamına geldiğini bilmezler. Hayata ancak akortlu, ölçülü, terbiyeli seslerle katılmak gerektiğini bu ortamda anlatamazsınız. Çünkü gürültülerinde yitip gider sesiniz.”
Niğde Dava Hanımları Eylül ayı tahlil kitabımız:
Öğle Uykusu/ İbrahim Paşalı
Kitabı tanıtmak, yorumumu paylaşmak isterim. Grubumuzla ortak eleştirimizi de ekledim :)
Yaygınlaştığı sıra kapağı ve deneme türü olması ilgimi çekmişti. Bu sebeple okumak ve de Dvog listesine koymak istedim.
•Yorumuma, yazarımızın üslup ve dili ile başlayacak olursam; tamamı denemeden çok eleştiri kitabı vazifesini görmüş olması, yazarın da aşırı eleştirili tavrı biraz rahatsız ediyor derim. Modern ve entel olma çabasına girmiş Müslüman yazarları, çevreyi ve çağı eleştirirken, tam da eleştirdiği şeyi kendisinin yapması dikkat çekiyor. Yani bu konuyu eleştirirken son yirmi yılın kitabı olduğu halde, bir sayfada 20 kez tekrarlanmış ‘Tanrı’ kelimesi ile de çıkıp Müslüman aydın geçinilemez derim. (Allah lafzını kullanmak en az 30 yıldır yasak değil.) Savaştığımız noktada elimizdeki silahın oyuncak olup olmadığını kontrol etmeliyiz. Yani ciddiysek, samimiysek bu işte, daha dikkatli olmalıyız.
Yazarlığına gelince, deneme türünü seven biri olarak gayet hoş buldum. Fikri doğrudan yansıtması, cümlelerin kültür ağzı oldukça donanımlı.
Ne derler, yiğidi öldür hakkını yeme :)
Yazarlarımız kıymetli, yazar olmak çok daha kıymetli.
Okumuş, kültürlü, donanımlı bir nesil istiyoruz ve bu kolay oluşmuyor. Bu sebeple gerektiği yerde yanlışa yanlış demek de elzem diye düşünüyorum
Kitap Okunmalı mı?
Bence neden okunmasın, dileyen okuyup fikir edinebilir. Her eleştiri almış kitabın yeri çöp değildir. Her beyin ve yaşanmışlık kitapları başka yorumlatır ve başka kazanımlar sunar.