Puan vermedi·282 syf.··
2022 9. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Ekim 2022 00:26
GECE YARISI KÜTÜPHANESİ MATT HAIG İncelemeleri okurken KESİNLİKLE OKUYUN ,KESİNLİKLE OKUMAYIN diyen nidalar görüyorum.Kitap incelemesinde bulunurken zaman kaybı bunun yerine çizgi film izleyin demekle dilinin sadeliğine mi atıfta bulunuyoruz. Okuduğumuz eserde mükemmelliği mi savunuyoruz ? Açıklık,duruluk ,yalınlık bu eseri göklere çıkarmışolduğunu düşünebilir miyiz ? Peki sizler düşüncelerinizi kaba ve çirkin sözlerle süsleyerek okunmaz bu eser derken nerede konumlandırıyorsunuz ? Edebiyat tarihimizde karşıtlık ve uyum kucak kucağadır.zincirin halkaları gibi birbirine bağlı olduğunu düşünüyorum.Bu zincirlerin birinde kopma olması eserde okuyucuya boşluklar ,alanlar yaratıyor. Kitabımıza gelecek olursak ; 42 dile çevrilen ,2020 Goodreads Yılın En İyi Romanı .Ödüllerin olması yazarlar için motivasyon kaynağı olduğunu düşünüüyorum. Orhan PAMUK okuyacağım zaman beklentiler artıyor. Ufacık imla hataları dahi NOBEL ödülü almış bu yazar diyerek onu her şeyden sorumlu tutuyoruz. Tabi bazı ödüllerin parayla satın alındığını ,bazı ödüllerin kitaplar film olur mantığıyla şişirildiğini biz edebiyat okurları fark ediyoruz.Ama kendini aldatan bir edebiyat okuyucusu durumuna düşmemek için geçmişi ve şimdinin analizini yapıyor olmamız gerekiyor.geçmişe ve şimdiye hakim olan okurun eleştirileride o kadar hassas olacağını düşünüyorum.Her ödülü alan yazara aynı kalibrede ,kalitede,nitelikte olmasını beklemek zaten azar ,içinde haksızlık olacağını düşünüyorum. Eserin Simyacı ile benzerleştirilmesi okuyucunun eserine de emeğine de haksızlık yapıldığı kanısında olurum. Fantezi edebiyat gerçeğe dayalı olmayan bir edebiyat olduğu için alt kısmının dolu olması gerekiyor.Bu türün mihenk taşı olarak J.R.R TOLKIEN ‘ın Hobbıt, Yüzüklerin Efendisi ve ,Ursula k. LEGUIN Yerdeniz Büyücüsü olduğunu düşünüyorum.Bu dünyanın bilmediğimiz gizli bölümleri olduğunu ve bu kısımlarda farklı protiplerimiz farklı formlarda yaşadığını ileri sürüyor.yazarla birlikte farklı hayatları deneyimlerimiz oluyor.pişmanlıklarınızı teker teker sonsuz bir almde deneyimleme fırsatım olsaydı ilk hangi pişmanlığımdan kurtulmak isterdim? Bu soruyu kendime sorduğumda kendi içsel hesaplaşmamı sağlıyor. Yada şunu düşünüyorum. Tamamaen mutlu olduğum bir hayattan tek bir insanın yokluğu için vazgeçer miydim ? tabi bunları nora yaşarken deneyimliyor . bizler ise içten bir sancıyla onu izliyoruz.muhtemelenbir kaç yıla senaristlerinelindebu beğenmediğimiz yalın kitabı izlemek için can atacağız.Mutluluklarımızı nelere bağladığımızı görüyoruz,suçumuzun günahımız olmadığı nice suçu üzerimize alıp yıllarca omuzlarımızda taşıyoruz.aslında bizler bu zayıflığımızın kurbanı oluyoruz.geçmişin yükü geleceğin ağırlığı arasında sıkışmış bir şimdiki zamanı yaşamak veo yaşamdan haz almayıistemenin ne büyük bir haksızlık olduğunu görüyorum. Kitabımızda beni hüzünlendiren ve benim bizler değilde kiitapların bizleri bulduğuna inanıyorum. Chopin’in eserlerini çalan nora kalbimde paul coelho’nun Hilal ‘i kadar yer edineceğini düşünüyorum. Yine noranın eski bir felsefe öğrencisi olması notlarla çalışır gibi okuduğum sofie’nin Dünyası ‘na çağrışım yapsa daonun kadar yoğun bilgilendirmeye girmiyor. Dikkatli okuyucunun gözünden Russell,Sokrates,Nietzche,Lao Tzu ,Marcus,Aurelıus,Davıd Hume gibi felsefi yazarlara değinerek edebi eserin yapısını sağlamlaştırıyor.bu yapı değerli madenler gibi kimisi toprağın derinliklerinde ,kimisinde yüzeyinde bulunuyor. Her iki durumda da belirli bir inveleme ve kazıyla ortaya çıkacağını düşünüyorum.metaforlar,imgeler gerçeklerle aynı koridorda gezerken bunların sizin hayatınızda değerlendirmenizde kitabı içselleştirme süreci içine giriyorsunuz.betimlemelerin azlığından dolayı olaya hakimiyeti azaltttığını düşüünüyoor bu konuda zayıflığını düşünüyorum. Akıcılığı ise çapraz okuma yapan okuyucu için dinlenme alanı yaratıyor. Birçok kez Nora olduğumuz yerler var. Gündel,ik hayatta başarılı olurdum aslında deyip bahaneleri saydığımız pekçok yaşanmışlık görüyorum.seçimlerin yanlışlıklarını suç değilbir kabullenme süreci olduğunu düşünüyorum.hele sosyal medyadaki tespitleri sosyal medyanın bizi yalnızlaştırdığını söylerken sosyal varlık olan bizlere ağır bir eleştiri oku gibi yüreğime batıyor.insanların mutluluğunu parmağımızla kaydırırken kendi yaşantılarımızı nasıl ezdiğimizi o kişinin ışıltısı altında gölgede bıraktığımızı düşünüüyorum.bazen içimizdeki o uçsuz bucaksız alanı yapamadıklarımıza odaklanarak geçirdiğimizi görüyorum.bazen he rşey mükemmel olsada içimizdeki boşluğun dolömayışına denk geldğimde ruhumu manevi anlamda doyurmayacağına ve kalplerin yalnız Allah’ı anmakla mutmain olacağını düşünüyorum. ve hayatınıza pişmanlıkların süzülmesine izin vermeyin sevgili okuyucum .ve hayat size pişman mısınız dediğinde aynı o Adanalı Dayı gibi akklım yapamadıklarımda diye söyleyelim. Yanlışlarımız doğrularımıza rehber olsun. Ve yaşamın mşlyonlarca seçim ihtiva ettiğini unutmayalım.mutlu olmanın aslında uzak diyarlara yapılan yolculuk değilde şuanki zamanlarda anlık gelişen bir olgu olduğunu bilelim.sevgiyle kalın .
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,3bin okunma
·
144 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.