Gönderi

9/10
·508 syf.··
2022 35. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 28 Ekim 2022 22:10
"Gelmiş geçmiş en iyi günlerdi, gelmiş geçmiş en kötü günlerdi; hem bilgelik çağıydı hem ahmaklık; hem inancın devriydi hem şüpheciliğin; hem Aydınlık hem Karanlık bir mevsimdi; umudun baharı, umutsuzluğun kışıydı; hem her şeyimiz vardı hem hiçbir şeyimiz yoktu..."Gerçek hayatın üzerine yazılmış bir eser. Adaletin olmadığı yerde hiçbir şeyin olamayacağının edebi bir göstergesi. Birkaç dakikada yargılanıp suçlu bulunan ve giyotine mahkum edilen insanlar... O kadar tanıdık geldi ki... Stalin döneminde 15 dakikada yargılanan ve ölüme mahkum edilen hatta öldürülecekleri kurşunun parasının ailelerinden alındığı insanlar geldi aklıma... Çoğu neden öldürüldüğünün farkında dahi değil. Giyotinle yapılan ölümler ve buna alkış tutan insanlar... Dönemin ne denli zor bir dönem olduğunun, nefret ve intikamın ne düzeye geldiğinin göstergesi kavramlar: milli tıraş. Kadınların ve çocukların da aynı şekilde ölümünün normal karşılanması... Spoiler olacak, bundan sonrası için yazıya devam etmeyebilirsiniz. Bu ölümler içinde beni en çok sarsan Sydney Carton'ın ölümü oldu. Bile isteye, göre göre ölüme gitmek... Daha büyük bir fedakarlık olamazdı diye düşünüyorum. En çok orada sarıldım: "Bu, hayatımda şimdiye kadar yaptığım en ama en güzel şey ve şimdi hayatımda hiç tatmadığım kadar büyük bir hu­zurla istirahat etmeye gidiyorum." Dönemin birçok özelliğine dair bilgi sahibi olabiliyor okur eseri okurken. Bunlardan biri de kadına bakış açısı... Ah şu kadınlarımız, tarihin her döneminde dünyanın her coğrafyasında en çok onlar çekmiş. Ettiği duanın bile yük olarak görüldüğü, çocuğunun hiç pahasına öldüğü, sevdiğinin ardından gözyaşı dökmenin suç hükmünde olduğu bir yaşantı sürmüşler.
1000k
İki Şehrin HikâyesiCharles Dickens · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202376,5bin okunma
·
73 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.