8/10
·576 syf.··
Beğendi
·
2022 37. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 23 Ekim 2022 20:26
8 verdim, 2 puan kırdım ama kötü diye değil Ronan bu kadar kötü diye... Yazarın dilinin her zamanki gibi aşırı akıcı olduğunu söylemem gerek öncelikle. Tam adı gibi bir kitaptı açıkçası, serinin en karanlık, en mafyatik kitabıydı. Nico da mafyaydı ama Ronan, Nico'dan mafyatik yönden birkaç gömlek büyüktü resmen yaptıklarıyla. Zaten ilk kitabın yorumunda da Nico için bu nasıl mafya demiştim, yazar seviye seviye yükseltmiş. Rus mafyası mı İtalyan mafyası mı sorularının örnekli cevabı gibi. Bir de ilk iki kitaba göre daha dolu dolu ve olaylı bir kitap. Ronan tam psikopat bir karakter, siyah desem diyemiyorum aşırı griliklerini de gördük. Geçmişi travmalı ve o travmaları atlatamamak/atlatmaya çalışmamak onu böyle bir kişiliğe dönüştürmüş. Christian'ım tedavi göreceğine Ronan görseymiş de o kıza onları yapmasaymış dedim, ki aynısını kitapta Christian da dedi. Normalde o karakteriyle ve yaptıklarıyla asla sevemeyeceğim bir karakter Ronan ama mafya kimliğine bu karakter cuk oturmuş. Hiçbir şekilde yumuşatılmamış ve aklanmamış. Kötülükleri ve yapabileceklerinin sınırsızlığı direkt olarak verilmiş ki yaptığı şeyler gerçekten kötüydü. Onun tam tersi olan minnoş, saf, masum Mila'yı çok sevdim. Şunda bir anlaşalım her insan aynı değildir, her karakter de güçlü kadın olmak zorunda değil. Zayıflıkları, yanlışları olabileceğini kabul edin artık karakterlerin. Güçlü karakter okumak size duygusal tatmin verebilir ama hayatta herkes aynı değil, herkes güçlü olmak zorunda da değil. Mila bence kendi hayatını baz alırsak ve Ronan'a baş kaldırışlarını düşünürsek gayet güçlü bir karakterdi. Sadece herkes gibi kin tutan, gururunu her şeyin önünde tutan birisi değil. Adeta bir fanusta büyütülmüş, hayatındaki bütün gerçekler ondan saklanmış ve yapayalnız yaşamış. Yani böyle bir kızın böyle bir karakteri olması absürt değil. Hikayenin ilk 100-150 sayfası gayet normal başlarken bir yerden sonra karanlık tarafa evrildi ve Ronan'ın yaptıklarını okuduk. Ronan'ı duvardan duvara vurasım geldi ve Mila'nın yaşamak zorunda olduklarına çok üzüldüm. Kitapta Ronan'ın Mila'yla olan evrimini çok net hissettim ben şahsen. Duygularını anlama, kabullenme ve yaşama evresi güzel verilmişti. Son kısımlardaki o 4 ay boşlukta ne olup da Ronan'ın bu kadar değiştiğini öğrenmek isterdim açıkçası, bana abisi gibi psikolojik destek aldı gibi geldi. Mila'nın stockholm sendromu olduğuna vurgu yapılmış ama ben buna tam olarak pek katılmıyorum. Mila daha Ronan'ın gerçek yüzünü görmeden bile ondan etkileniyor zaten, hatta birlikte olmak bile istiyor açık açık. Sonrasında bir nefret ettiğini sanıyor yaptıkları yüzünden ama aslında özünde de kötü bir insan olmadığını travmalarının olduğunu görünce ondan nefret edemeyeceğini de düşünüyor ve aşık oluyor. Ki ayrıldıktan sonra daha hala devam eden duygular var ve ayrılma kararını alan da Mila zaten. Mila ve Kaos ilişkisi nefretten aşka dönen en güzel ilişkiydi bence. Onları okumayı çok sevdim. Ronan ve Mila arasındaki tensel çekim çok iyiydi. Mila ve Yulia'nın sevgi nefret ilişkisi ve birbirleriyle sürekli atışması da güzeldi. Ama ben Albert ile Mila'nın baştaki dostvari ilişkisini daha çok okumak isterdim. Serideki favori çiftim Gianna ve Christian (aslında Kristian)'ı tekrar -üstelikle Kat ile birlikte- gördüğüme çok sevindim. Keşke yazar bebişin doğumunu da araya sıkıştırsaymış. Ve Gianna'nın Mila'yı hemen benimsemesi çok tatlıydı. Yalnız Kat'in, Gianna tamam ama Christian gibi bir adam tarafından öyle bir çocuk olarak yetiştirilmesi pek mantıklı gelmedi. Ona da acil bir pedagog lütfen. Serinin devam kitabı sanırım Sebastian'ın olacak. Ee İtalyan, Rus olur da Kolombiyalı olmaz mı ama değil mi? Onun hikayesini de aşırı merak ediyorum. Kısacası karanlık türü seviyorsanız okuyun, sevmiyorsanız hiç girişmeyin.
En Karanlık GünahDanielle Lori · Martı Yayınları · 20221,750 okunma
·
95 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.