·498 syf.····Okunma: 23 Ekim 2022 21:10 Deniz’in Sesi…. Melekber Deniz bu kez romantik komedi diyarından biraz uzaklaşıp drama da göz kırpmış. Bazı bölümleriyle son derece vurucu, okuması zor, hazmetmesi zor bir kitap. Bu detay kitabın güzelliğinden hiçbir şey kaybettirmiyor ama kitabın o güzel mavi rengine aldanıp çiçekler papatyalar beklemeyin derim.
Temelde üç karakterimiz var. Deniz, Emre ve Furkan. Hikaye, Deniz’in büyümesinin hikayesi aslında. Biraz sancılı bir büyüme süreci var Deniz’in.
Son derece gözü kara bir kadın. Hedefe kilitlendiğinde onu yolundan çevirmek mümkün değil. Bu Deniz’in hem en büyük avantajı hem de en büyük laneti. Bu huyu sayesinde yara alıyor ve bu huyu sayesinde yarası iyileşiyor.
Emre… Tam bir babanı da sevmezdim süt oğlan vakası. Yaşadıklarında ve sebep olduklarında kendince sebepleri var mı? Evet. Ama hani hayatta bir an gelir ve telafisi olmayan bir düşüş olur ya… Emre telafi edemeyeceği kadar sert bir düşüş yaşıyor. Gerçekten son pişmanlık neye yarar?
Deniz, zaman zaman kızdığım, zaman zaman ah be kızım diye üzüldüğüm bir karakter oldu. Hırsını, iyi niyetini, çabalamasını sevdim. Ama bir yandan da karşıma alıp uzuuuunnn uzuuuunnn söylev çekmek istedim.
Furkan Hakim ise gerçekten kitapta en sevdiğim karakter oldu. Çok gerçek. Kaygıları, duyguları, sevgisi, kıskançlığı ama karşısındakine saygısını asla kaybetmemesiyle mükemmel bir erkek örneği.
Deniz ve Emre için çook üzüldüm. Mükemmel bir arkadaşlığı ilk gençlik hormonlarının gazıyla bir felakete dönüştürdüler. Belki biraz daha geç başlasalardı…. Ama yok Emre’den köy kasaba olmaz.
Melekber Deniz’in dördüncü romanı da rafta diğerlerinin yanında yerini aldı. Alın, okuyun okutun efenim.