Çok büyük heves ile başladığım ‘Felsefe ve Din ‘ alanındaki Yüksel Lisansım hüsran ile sonuçlanmak üzere . Başlarken Din’i tarihsel bir süreç içerinde ele alınacağını , insan aklının ürettiği tüm dinler üzerinde keyifli keyifli makaleler okuyup bunu da felsefe ile harmanlayacağımızı ummuştum. Çok geçmeden üniversitelimizin artık bilim yuvası olmadığı , bilim üretemediği gerçeği ile yüzleşmek zorunda kaldım.
Organik hoşaf gerçeği yüzüme çarptı .
Yüksek Lisansımın Felsefe kısmının üstü çizilmiş , din kısmı da sadece ‘İslam Dini ‘ ile
dar bir alana hapsedilmişti. Sonuçta danışman öğretmenimin zorla değil mecburi isteği ile bu sete 300 TL para verip aldım, okudum.
Ülkesinin varlığına , değerlerine , ilkelerine vs düşman bir kafanın beş ciltlik kitabı ile muhattap oldum .
Sokakta oynayan kız ve erkek çocuğundan rahatsız , müritlerini azarlama ve hatta tokatlamayı kendinde hak görev ve bununla övünen, el etek öptürmeye sevdalı….
Daha dazla yazmaya dayanamayacağım , büyük çok büyük bir beyin detoksuna ihtiyacım olacak sanırım . Okuduklarımı nasıl unutacağım bilmiyorum :))