Ekrem AtaerHayyam’la Baş Başa
Alabildiğine seyreltilmiş yaşamlarımızda her nedense çok yoğunuz. Evreni, küreyi ve sonunda kendimizi tüketiyoruz. Bitmek bilmeyen bir maratonun koşucuları gibiyiz. Her seferinde ipi göğüslediğimizi zannediyoruz. Dikkatlice baktığımızda ne ip var ne de parkur ! Yine de sürekli koşuyoruz.
Peki ! Bütün bunlar olup biterken neredeyiz ve ne haldeyiz diye hiç kendimize sorduk mu?
YORUMUM;
Yine farklı bir tür okudum. Aslında kitap okurken bazen yazarla tanışmış olsaydım onunla sohbet etme şansım olsaydı diye düşünürüm hep. Platon, Dostoyevski, Jack London, Jane Austin ve daha niceleri her kitaplarında onlarla tanışmak istedim.
Kitabı okurken sanki o durumla karşılaşınca neler soracağımı kafamda tartıyordum. Kitapta ise Ömer Hayyam ile karşılaşılmıştı düşünsenize karşınızda bir Üstad. Siz ona neler sorarsınız?
Sormak istediğim belli başlı sorular sorulmuştu ama cevaplar beni hep düşündürdü. Sorgulayıcı bir kitaptı yazar kesinlikle okurken sorgulamamızı isteyerek yazdı bu eseri. Ve istediğini çok güzel elde etmişti. Ömer Hayyam ile sohbet ederken dünyevi ve bir o kadar da ruhani konular konuşuldu. Çağımız sorunları ve geçmişten gelen sorunlar.
Aklınıza gelebilecek onlarca konu arasından belli başlı konulara değinilmişti. Kitabı kapattıktan sonra kendinize zaman ayırın ve kafanızda tartın ne anladınız size ne kattı ve neleri hayatınızda öngördü?
Hepsi ve daha fazlası bu kitapta.